- ANA SAYFA








test çöz

8 sinif inkilap tarihi ve ataturkculuk ogrenci calisma kitabi cevaplari indir inkilap tarhi calisma kitabi cevaplari

Tc. İnkılap Tarihi Çalışma Kitabı Cevapları

ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor

Sayfa 15 Bir Osmanlı Şehri Selanik

   Yukarıdaki resmi ve ders kitabındaki “Batı’ya Erken Açılan Kent: Selanik” konusunu dkkate alarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. 19. yy.ın sonları 20.yy başlarını düşündüğümüzde Osmanlı Devleti’nin sosyal ve kültürel yapısı ile ilgili hangi yargılarra ulaşırsınız ?
Osmanlı Devleti kendi milletinin ve diğer milletlerin inançları gelenek görenekleri ile çok zengin bir kültürel yapıya sahipti. Her millet kardeşçe yaşıyor gelenek ve göreneklerine saygı duyuyordu.

2. Selanik şehrindeki yaşamla ilgili neler dikkatiniz çekiyor ? Neden ?
Liman kenti olması, evlerin genelde iki katlı olması, her milletin kardeşçe yaşaması.

Sayfa 16 Mustafa Kemal’in Öğrenim Gördüğü Okullar

   Aşağıdaki tabloda Mustafa Kemal’in öğrenim gördüğü okullar, okulların bulunduğu şehirler ve okullara başlama tarihleri verilmiştir. Tabloda tespit ettiğiniz doğru cevapları önündeki harf veya sayılar soruların altında bulunan boşluklara yazınız.

            Okullar
1. Askeri Rüştiye
2. Harp Okulu
3. Askerî İdadi
4. Şemsi Efendi Okulu
5. Harp Akademisi
Şehirler
I. Manastır
II. Selanik
III. İstanbul
Yıllar
a. 1893
b. 1886
c. 1896
d. 1899
e. 1902
       
1.  Mustafa Kemal’in eğitimine başladığı okul, şehir ve yıl hangisidir?
Selanik Şemsi Efendi Okulu Selanik 1886
2. Mustafa’ya Kemal’in adının verildiği okul, şehir ve yıl hangisidir?
Selanik Rüştiye’si Selanik 1893
3. Mustafa Kemal’in arkadaşlarıyla birlikte el yazısıyla dergi çıkardıkları okul, şehir ve yıl hangisidir?
Kara Harp Okulu İstanbul 1901
4. Mustafa Kemal’in düşüncelerini yaymak için gazete çıkarıp konuşmalar yaptığı okul, şehir ve yıl hangisidir?
21 Kasım 1918 – Mustafa Kemal, Fethi Bey’le (Okyar) İstanbul’da Mimber Gazetesi’ni çıkarttı. Atatürk’ün ilk gazete çıkarma girişimi İstanbul’da yayınlanan “Minber”dir. Minber, Mustafa Kemal’in isteği üzerine yayın hayatına girmiştir. Gazeteyi 1918 yılında en yakın arkadaşı Ali Fethi Okyar ile birlikte çıkarmıştır.
5. Öğrenim hayatınızda sizi etkileyen en önemli olay nedir? Bu olay hangi okulda, hangi şehirde, ne zaman meydana gelmiştir?
Kompozisyon yarışmasında ikinci olmam. Bu olay Ayyıldız İlköğretim Okulu’nda 2007 yılında Ankara’da aldım.

Sayfa 17 Askerî Başarılarıyla Mustafa Kemal


   Harita üzerine Mustafa Kemal’in görev yaptığı yerlerin adlarını yazınız. Daha sonra harita altındaki tabloyu doldurarak sorualrı cevaplayınız.

Mustafa Kemal’in askerî görevleri    Askerî görevlerindeki başarıları    Başarılarından ön plana çıkan kişilik özellikleri
Trablusgarp 1911    Tobruk Zaferi    Azim
Çanakkale S. Conkbayırı    Düşmanı durdurup Albay olması.    Cesareti ve direnişi
Anafartalar Zaferi    (Mareşal) Otto Liman von Sanders takdirini kazanması
Liderliği
Diyarbakır    Tuğgeneral olması (Paşa)    Azim
Sakarya Meydan Muhare.    Gazi olması    Askeri liderliği
Halep    Savunma hattıyla püskürtme    Tecrübe

1. Mustafa Kemal Paşa’nın 1919 yılına kadar geçen dönemde, askerî yetenekleri ve liderlik özelliklerini ortaya çıkaran olaylar hangileridir? Yazınız
Liderliği, tecrübesi ve cesareti
2. Atatürk’ün Millî Mücadele’nin önderi olmasını sağlayan görev ve başarılarının onun kişilik özellikleriyle nasıl bir ilişkisi vardır ? Açıklayınız.
Vatan ve millet sevgisi.
3. Atatürk’ün askerî yetenekleri ile liderlik özellikleri hakkında söylenmiş sözleri bularak yazınız.
Vladimir İliç Lenin
Rus İhtilali Lideri, 1921
Mustafa Kemal sosyalist değildi. Fakat görülüyor ki iyi bir teşkilatçı, yüksek anlayışlı, ilerici, iyi düşünceli ve akıllı bir önderdir. O, soygunculara karşı bir kurtuluş savaşı yapıyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına ve Sultanı da yaranıyla birlikte alt edeceğine inanıyorum.
Adolf Hitler
Mustafa Kemal; bir millet, bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi, kendini kurtaracak vasıtaları yaratabileceğini ispat eden adamdır.
David Lloyd George
İngiltere Başbakanı, 1922
1922'de Türk ordularının zaferi neticesi Anadolu'daki emelleri gerçekleşmeyen İngiltere'nin Türk düşmanı olarak bilinen Başbakanı Lloyd George, Parlamento'da kendisine yöneltilen suçlama ve tenkitleri şöyle cevaplandırmıştır: "Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti'ne nasip oldu. Mustafa Kemâl'in dehasına karşı elden ne gelirdi."


Sayfa 18 Manşetlerde Mustafa Kemal
   Çanakkale Kara Savaşlarından sonra 29 Ekim 1915 tarihli Tasvir-i Efkâr gazetesi Mustafa Kemal‘in başarılarını şöyle duyuruyordu:


“Çanakkale Kara Savaşlarında olağanüstü yararlıklarını görülen ve savunmadaki güç ve ustalığı ile hakkıyla şan ve şeref kazanarak boğazları ve hilafet makamını
(İstanbul ) kurtaran kumandanlarımızdan doğuştan
Kahraman, mümtaz... Albay Mustafa Kemal Beyefendi.”

   Mustafa Kemal’in Çanakkale’deki başarılarını konu alan bir gazete haberi de siz hazırlayınız.
  “ Çanakkale Savaşı sırasından “Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum diyen Albay Mustafa Kemal’a selamlar saygılar...”


Sayfa 19 Mustafa Kemal’i Etkileyen Şehirler, Olaylar

A. Aşağıdaki soruları ders kitabınızın 24 ve 25. sayfasını dikkate alarka cevaplayınız.
1. Selanik Askerî Rüştiyesinde başlayan Fransızca eğitimi Manastır Askerî İdadisinde de ek derslerle devam etti ve bu dilde eserleri okumaya başladı. Mustafa Kemal’in yabancı dil bilmesi ve yabancı eserler okuması onun düşünce hayatını nasıl etkilemiş olabir?
Hayata bakış açısını etkileyip böyle konulara ilgi duymasını sağlamıştır.
2. Mustafa Kemal’in tarih hakkında bilgi edinmesinde ve tarih bilinci oluşturmasında, Türk tarihini derinlemesine bilen öğretmeni Mehmet Tevfik Bey baş mimar olmuştur. Tarihe olan ilgisi Mustafa Kemal’in fikir hayatını ne yönde şekillendirmiş olabilir?
Vatan millet sevgi pekişmiş tek başına bir ordu, sakin bir güç olmuştur.
3. Balkanlarda yayılan milliyetçilik akımı, Mustafa Kemal’in düşünce ve uygulamalarını nasıl etkilemiştir? Bir örnekle açıklayınız.
Milliyetçik Türk milletinin bağımsızlık kazanması yolunda önemli bir safha da yer almış Mustafa Kemal’da bu düşüncelerle zafere ulaşmıştır.  
"Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız.” Nutuk 15-20 Ekim 1927

B. Aşağıda verilen kutularla Selanik, Manastır, İstanbul ve Sofya şehirlerinin düşünce hayatına etkilerini kısaca yazınız.

Selanik:
İttihat ve Terraki Cemiyeti’ne katıldı

İstanbul: Mustafa Kemal, okul yıllarında, arkdaşlarıyla konferans niteliğinde konuşmalar yaparken sonraki yıllarda da İstanbul’da evinde arkadaşlarıyla toplantılar düzenlemiş, ülke sorunlarını tartışmıştır. Ayrıca o yıllarda gazete ve dergi hazırlamıştır.

Manastır: Edebiyata ilgi duydu.

Sofya: Bulgar Meclisini takip etti. Analizler yaptı. Avrupa devletleriye fikir alış verişi yaptı.
                                                                  
                                     
Sayfa 20 Ne Olmak İstersin

   Aşağıda, arkadaşlarınını anlatımıyla Mustafa Kemal’in öğrencilik hayatından ve hizmetlerinden örnek olaylar verilmilştir.
  H rp Akademisinden arkadaşı General Asım Gündüz şunları analtıyor:
a) “...Doğup büyüdüğü Selanik’in Batı’ya daha çok bağlantılı bulunması sebeniyle olacka dikkati çeken fikirleri vardı. Etrafına topladığı arkadaşlarla ceseratle konuşuyor ve onları güzel konuşmasıyla kısa zamanda tesir altına alıyordu... İttihatçıların Paris’te yayınladıkları gazeteleri getiriyordu... Bizler, vatan, millet Türk’lük fikirlerini çok defa, Harp Akademisi sıralarında ondan duymuştuk...
... Harp Akademisinde her Cuma akşamı sınıfta toplanıyor, kapılar kapandıktan sonra Mustafa Kemal kürsiye çıkıyor, tıpkı konferansçı gibi Paris’ten gelen Türkçe ve Fransızca gazetelerden öğrediklerini bizlere analtıyordu. O zamana kadar “Padişahım çok yaşa!” demekten başka bir şey bilmeyen bizler için Mustafa Kemal’in anlattıkalrı çok dikkat çekiciydi...”
 (Asım Gündüz, Hatıralarım, s. 12-14.)

b) General Ali Fuat Cebesoy anılarında diyor ki :
...” Fikirlerimizi, toplamı binleri aşan Harp Okulu öğrencilerine aşılamak için daha kurmay sınıflarına geçmeden gizli bir teşkilat kurmuş, Muhittin Baha Pars’ın ağabeyi İsmail Hakkı Pars ile Ömer Naci ve birkaç arkdaşının gayreti ile el yazısı iki nüsha dergi çıkarmıştık. Liderimiz Mustafa Kemal’di. Gelebilecke sorumluluğun en büyük yüküde onun omuzlarındaydı.
                                            ( Ali Fuat Cebesoy, Sınıf Arkadaşım Atatürk, s. 45.)
1. Anlatılan olaylarda Atatürk’ün hangi kişilik özelliklerini görüyorsunuz? Bu özellikleri onun Millî Mücadele liderliği açısından değerlendiriz.
a) Cesaretliği, vatan millet sevgisi liderliği özelliklerini görüyorum.  Bu özellikler Millî Mücaddele’yi kazanmasına yardımcı olmuştur. Çünkü bu özellikler hem askerin hem de politikacının özellikleridir.

2. Sizin kişilik özellikleriniz nelerdir? Hangi kişilik özelliğiniz/ özellikleriniz seçeneğiniz mesleği etkiler?
Liderlik, vatan ve millet sevgisi. Bende Atatürk gibi hem politikacı ve asker olmak istiyorum.

3. Yakın çevrenizden bir kişi seçerek onun kişilik özelliklerini ve seçtiği mesleği aşağıya yazınız. Seçtiğiniz kişinin mesleği ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi değerlendiriniz.
Elektronik mühendisliği. Özellikleri ise elektronik eşyalara ilgi duyması, böyle uğraşları sevmesi. Bu özellikleri seçtiği mesleğe uyuyor.


ÜNİTE 2: Millî Uyanış: Yurdumuzun İşgaline Tepkiler

Sayfa 26 Osmanlı Devleti İçin Ne Planlıyorlar?
Ülke Adı    Hangi Tarafta Yer Alıyor?    Osmanlı Devleti’ne Göre Yönelik Politikası
Rusya    İtilaf    Boğazlar’ı ele geçirerek sıcak denizlerle inmek, bir Slav imparatorluğu kurmak ve Osmanlı Devleti’nde yaşayan Ortodoks Hristiyanları kışkırtmak.
Amerika    İtilaf    Osmanlı  Devleti sayesinde dünyada söz sahibi olmak.
Fransa    İtilaf    Osmanlı Devleti’nde hak iddaa etmeye çalışmak
İngiltere    İtilaf    Orta Doğu’yu ele geçirip ham madde vs. gibi şeylerden yararlanmak
İtalya    İtilaf    Osmanlı Devleti sayesinde sömürge yarışında yer almak
Almanya    İttifak    Osmanlı’yı kullanarak zengin topraklara ulaşmak.
Avusturya-Macaristan    İttifak    Avrupa’da bir hakimiyet kurmak
   Aşağıdaki çizelgeyi ders kitabınızın 30 ve 31. sayfalarından yararlanarak örnekteki gibi doldurunuz.

Yukarıda oluşturdupumuz çizelgeden yararlanarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. İttifak Devletleri hangileridir?
Avusturya-Macaristan, Almanya, Bulgaristan ,Osmanlı
2. İtilaf Devletleri hangileridir?
İngiltere, Fransa, SSCB, Sırbistan, İtalya
3. İttifak Devletleri ile İtilaf Devletlerinin planlarından ortka nokta/noktalar var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?
Dünyada söz sahibi olmak, ham maddeden yararlanmak, sömürgecilik yarışından yer almak, toprak ele geçirmek.

Sayfa 27 Mustafa Kemal Paşa Ne Düşünüyor ?
   Aşağıdaki kaynaklardan Mustafa Kemal Paşa’nın Osmanlı Devleti’nin Birinici Dünya Savaşı’na girişiyle ilgili düşüncelerini okuyunuz. Ardından kaynakların altındaki soruları cevaplayınız.



“Biz hedefimizi belirlemede genel seferberlik ilan ettik, bu çok tehlikelidir. Çünkü başımıza bir tarafa mı, yoksa birçok tarafları mı vuracağız? Belli değildir...
   Ben Almanların bu savaşta galip geleceklerine kesinlikle emin değilim.
(Salih Bozok-Cemil Bozok, Hep Atatürk’ün Yanında, s. 174.)
    

“Türkiye, dünya savaşına girmeye mecburdu... Belki savaşa, giriş zamanı, belki kuvvetlerin kullanma tarzaları, sözün kısacası bir sürü ayrıntı eleştirilebilir. Fakat esasa diyecek yoktur.”
(Yunus Nadi, Atatürk’ün Vasıfları, En Büyük Kaybımız, s. 226-227)
    
1. Birinci Dünya Savaşı başladığında Mustafa Kemal Paşa nerde bulunuyordu ve görevi nedir?
Birinci Dünya Savaşı’nda 20 Ocak 1915'de Mustafa Kemal Bey 3.Kolordu emrinde Tekfurdağ'da kurulacak olan Yarbay olarak 19. Fırka Komutanlığına atandı.
2. Mustafa Kemal Paşa’nın görüşlerini ders kitabınızın 32. sayfasında yer alan görüşlerle karşılaştınız.
Atatürk’ün ileri görüşlüğü burdan da anlaşılıyor. Atatürk’e göre Almanya savaşı kazanamayacktı. Ve öyle oldu.
3. Birinci Dünya Savaşı’nın İltilaf Devletlerinin galibiyeti ile sonuçlandığını dikkaete aldığınızda Mustafa Kemal Paşa’nın yukarıdaki görüşlerini nasıl değerlendirirsiniz?
Atatürk sonuçları ileri görüşlülüğüyle biliyordu. Ama sesini duyuramamıştı. Aslında Osmanlı savaşı kazansa bile bu tarihlerde çoktan yıkılmış olacaktı. Çünkü yine isyanlar olacaktı.
4. Mustafa Kemal Paşa’nın yukarıdaki görüşlerini onun hangi kişilik özellikleriyle ilişkilendirirsiniz?
İleri görüşlülüğü, askeri liderliği ve tecrübesi.



Sayfa 28 Cepheden Haber Var!
   Birinci Dünya Savaşı’nda cephede savaşan bir Türk askerisiniz. Cepheden ailenize bir mektup yazacaksınız. Mektubunuzu aşağıdaki noktaları göz önünde bulundurarak yazınız.
•    Hangi cephede bulunduğunuz
•    Mektubu yazdığınız tarih
•    Mektubu kime gönderdiğiniz
•    Cepheye nasıl ulaştığınız (günün ulaşım koşullarını dikkate alarak)
•    Cephenizin genel durumu
•    Savaşın gidişatı ile ilgili öngörüleriniz

                                                                                             
    Sevgili Ailem                                                                   30 Nisan 1915                   
  “Şuanda Conkbayırı’ndayım. Sağlığım iyi. Mustafa Kemal Bey’le Trablusgarp’dan İstanbul’a geldik. Balkan Savaşları başlayıncada Çanakkale Cephesi’ne koştuk. Cephede durumumuz iyi ama düşmanla burun burunayız. Savaşın gidişatı kötü. Allah Türk’ü korusun yüceltsin. Allah’a ematet olun”



    


Sayfa 29 Ateşkes Böyle Mi Olur?

   Aşağıdaki Mondros Ateşkes Antlaşmasının baza şartları yer alıyor. Bu şartların, iki açıdan değerlendiriz.
a) İtilaf devletlerinin amacı
b) Osmanlı Devleti’ne etkisi

1. (1) Çanakkale ve İstanbul boğazlarının açılması, Karadeniz’e serbestçe geçişin sağlanması ve Çanakkale ve Karadeniz istihkâmlarının İtilaf Devletleri tarafında işgali sağlanacaktır.
a)Bu sayede yurdumuzu rahatça işgal edecek ve gemilerle çıkarma yapacaklardır.
b) Toprak kaybetmesini sağlayactır.
2. (5) Sınırların korunması iç güvenliği sağlanması dışında, Osmanlı ordusu derhal teshis edilecektir.
a) Böylece Osmanlı’yı içten çökertip amacına ulaşacaktır.
b) Osmanlı askerî olarak hiçbir direniş yapamayıp kaybedecektir.
3. (7) İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaklardır.
a) Osmanlı’yı böylece daha çabuk işgal edecektir.
b) Osmanlı halkı zarar görecektir.
4. (8) Osmanlı demir yollarından İtilaf Devletleri istifade edecekler ve Osmanlı ticaret devletleri İtilaf Devletlerinin hizmetinde bulundurulacaktır.
a) Osmanlı’ya karadan ve denizden asker çıkarması kolaylaşacak sömürge başlayacktır.
b) Osmanlı ticareti çökecek ve ekonomi İtilaf’lara geçecektir.
5. (12) Hükümet haberleşmesi dışında, telsiz telgraf ve kabloların denetimi İtilaf Devletlerine geçecektir.
a) Halkın haberleşmesini engelleyip direnişleri engellemeye çalışacaklardı.
b) Osmanlı halkı direnemeyip Osmanlı parçalanacaktı.

Sayfa 30 Cemiyetler

   Mondros Ateşkes Antlaşması’nın hemen ardından İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti’ni işgale başladı. İşgalcilere işbirliği yapan cemiyetlerin yanında işgale karşı vatanın parçlanmasını önlemek için kurulan cemiyetlerde vardı. “Geldikleri gibi giderler.” Konusunda anlatılan cemiyetleri aşağıdaki şemaya göre yerleştiriniz.

CEMİYETLER

Zararlı Cemiyetler:
1. Mavri Mivra Cemiyeti
2. Pontus Cemiyeti
3. Kürt Teali Cemiyeti
4. Hürriyet ve İtilaf Fıkrası
5. İngiliz Muhipleri Cemiyeti
6. İslam Teali Cemiyeti
 

Yararlı Cemiyetler:
1. Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti
2. Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
3. İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
4. Trabzon Mufaza-i Hukuk-ı Millîye Cemiyeti
5. Kilikyalılar Cemiyeti
6. Milli Kongre Cemiyeti

1. Millî varlığa düşman cemiyetlerin kurulma amacı nedir?
Osmanlı’yı yıkıp kendi ülkelerini kurmak.
2. Millî cemiyetler in kurulma macı nedir?
Ülkeyi kurtarıp halkın güvenliğini sağlamak.



Safa 31 Biz Olalım
   “Karalar ve Aklar Üstüne” adlı şiiri okuyarak yan sütündaki soruları cevaplayınız.
1. Şiirin her bir bölümde, ana fikir nedir?
a) Düşmanların işgali ve vatanın düşman elinde olduğu.
b) Çaresizlik
c) Çaresizliğe karşı yararlı cemiyetler kurulmuş.

2. Hangi olaylardan bahsediliyor?
a) Düşmanların işgali ve zararlı cemiyetler kurulması.
b) Düşmana karşı yenilgi.
c) Ceseretlenme ve yararlı cemiyetler kurulması.

Anlatılan olaylarda Türk halkının durumu nasıl?
a) İstanbul’da işgal var ve zararlı cemiyetler kuruluyor.
b) Türkler yenilmeyerek mücadele ediyor.
c) Yararlı cemiyetler ortaya çıkıyor.

2. Şiirin ana teması nedir?
Osmanlı’nın işgali.

3. Türk halkının işgale karşı duygu ve düşünceleri nelerdir?
Umutlarını kaybetmeden direnip zaferin onların olacağına inaniyorlar.

4. Türk halkının işgale karşı faaliyetleri nelerdir?
Milli cemiyetler kurmuşlar.

5. Siz, o dönemde bir cemiyetin başkanı olsaydınız toplum olarak neler yapılamsı gerektiğni düşünürdünüz? Kararınızı uygulamak için neler yapardınız?
Düşmanların açmış olduğu zararlı cemiyetlere karşı umudunu kaybetmez, daha hırslı davranıp yararlı cemiyetlerin sayısını artırırdım.

Sayfa 32 Alevler Sarmış Yurdun Dört Yanını

   Yukarıda yer alan resim, 1919 yılından yayımlanan bir Türk gazetesinden alınarak renklendirilmiştir. Resmi inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1.Resmin konusu nedir?
Yurdun işgal altında olduğu şehitlerin verildiği ve yaralı askerlerin savaştığı anlatılmaktadır.
2. Resimdeki alevler neyin simgesi olabilir?
İşgalin simgesi.
3. Resimdeki mezar neyin simgesi olabilir
Devletin simgesi.
4. Resimdeki askerin görünüşü ne anlatmaktadır?
Askerin imkansızlıktan yaralı silahsız aç olmasını.
5. Ressamın vermek istediği mesaj nedir?
Yurdun işgal altından olduğu
6. Ressam siz olsaydınız aynı konuyu nasıl resmederdiniz? Neden?
Bende aynı bu resim gibi işgali anlatırdım. Çünkü yurdumuz işgal edildiği için, yoksulluk için.

Sayfa 33 Kongre Yapıyoruz.
   Yukarıdaki Alaşehir ve Balıkesir kongreleriyle ilgili bilgileri görüyorsunuz. Derste öğrendiklerinizide dikkate alarak müdafaa-i hukuk cemiyetleri ve kongrelerle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. Alaşehir ve Balıkesir kongrelerinin toplanma amacı nedir?
Türk direnişini sağlamak ve örgütlenmek için toplanmıştır.
2. Alaşehir ve Balıkesir kongrelerinin Erzurum Kongresi ile benzerlik ve/veya farklılıkları nelerdir?
Alaşehir ve Balıkesir kongresi mahallî kongredir. Ama Erzurum kongresi yurt çapında bir kongredir. Ama ikiside örgütlenmek içindir.
3. Alaşehir ve Balıkesir kongrelerinin Sivas Kongresi ile benzerlik ve/veya farklılıkları nelerdir?
Hepside örgütlenmek içindir. Ama Alaşehir ve Balıkesir mahallî Sivas ise yurt çapındadır.

Sayfa 34 Mustafa Kemal Paşa’nın Rotası
 
   Bu sayfada yer alan dilsiz harita üzerinde, Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’dan Bandırma vapuruyla hareketinden başlayıp Ankara’ya gelişine kadar takip ettiği rotayı çiziniz. Bu dönemde Atatürk’ün bulunduğu dört yerleşim yerinin adını ve bu şehirlerdeki faaliyetlerinin Millî Mücadele açısından önemini yazınız.


1.Samsun
Mustafa Kemal Paşa müffettişlik göreviyle Samsun’a Bandırma Vapuruyla çıktı. Plan doğrultusunda Samsun’da önce güvenliği sağladı. Ardından orduyla temas kurdu. Sonra Erzurum’da bulunan Kâzım Karabekir ve Ankara’da bulunan Ali Fuat Paşa’ya telgraf çekerek kendisiyle bağlantı kurmalarını istedi. Millî Mücadele’nin önemini anlattı.
2.Amasya
12 Haziran 1919 tarihinde Amasya’ya gelen Mustafa Kemal Paşa, halk tarafından coşkuyla karşılandı. Ali Fuat Paşa ve Refet Bey gibi isimlerle bir araya geldi. Mücadelenin planlaması yapıldı. Amasya Genelgesi’ni yayınladı.
3. Erzurum
Mustafa Kemal Paşa, Erzurum’a geldiğinde askerlik görevinden istifa etti. Erzurum Kongresi’ni topladı.
4.Sivas-Ankara
Sivas kongresi İstanbul’u rahatsız etti. Atatürk hakkından asılsız iddalar ortaya atılmaya başlandı.  Bunlara rağmen kongre toplandı. Daha sonra Ankara’ya geldi ve TBMM kuruldu.

Sayfa 35 Para Yok Ama
   Meclis’in açıldığı ilk günlerdi. İmkânsızlıklar içinde Ankara’ya geşen milletvekillerinden bazıları ümitsizliğe düştü. Ne hazine ne yiyecek ne de yatacak otel vardı. Bzı milletvekilleri ümitsizliğe kapılarak memleketlerine dönmeye karar verince Mustafa Kemal Paşa kürsüden aşağıdaki konuşmayı yaptı:
   “Bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek memleketlerine dönmek istiyorlarmış. Kimseyi zorla TBMM’ye davet etmedim. Herkes kararından özgürdür. Ben kutsal davaya inanmış bir insan olarak hiçbir yere gitmemeye karar verdim. Hepiniz gidebilirsiniz. Asker Mustafa Kemal olarak ben, mavzerimi elime alır, fişekleri göğüsüme dizerim. Bir elimede bayrağı alır, Elmadağ’a çıkarım. Orada tek kurşunum kalana kadar vatanı savunurum. Kurşunlarım bitince değersiz vücudumu bağrıma sarar temiz kanımı, kutsal bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna ant içtim.”
(Enver Behnan Şapolyo, Kemal Atatürk ve Millî Mücadele Tarihi, s. 393.)
   Yukarıdaki metni ve derste öğrendiklerinizi göz önüne alarak aşağıdaki soruları tartışınız.
1. Mustafa Kemal Paşa, Millî Mücadele’yi örgütlenirken hangi sorunlarla karşılaşmıştır?
Yoksulluk, açlık, kalacak yer, silah, mermi vs.
2. Sorunlara ne tür çözümler getirmiştir?
Azim ve vatanseverliği ile bütün sorunları aşarak zafere ulaşmıştır.
3. Mustafa Kemal Paşa’nın sorunlar karşısındaki tutumu hangi kişilik ve liderlik özelliklerini gösteriyor?
Azim, cesaret, vatan ve millet sevgisi.
4. Siz Mustafa Kemal Paşa’nın yakın bir arakdaşı olsaydınız onunla sorunların çözümünü dair hangi fikirlerinizi paylaşırdınız?
Atatürk’e zamanla yarıştırdığımızı ama kararları daha yavaş ve sakin bir kafayla vermemizi söylerdim.

Sayfa 36 İlk Mecliste Milletvekiliyim
   İlk meclisinin milletvekillerinden biri de sizsiniz. Ankara’dasınız ve meclisin açılışından birkaç gün sonra kürsüden milletvekillerine hitap edeceksiniz. Konuşmanızda, şehrinizin ve/veya bir sorunu ve bunun çözümüne dair önerilerinizi anlatacaksınız. (Meclis, sınıfınız; arkadaşlarınız da diğer milletvekilleri olacaktır.)
   

Not: Öncelikle sorunun ne olduğu doğru bir şekilde tespit ediniz. Sorunun çözümüne dair neler yapılabileceğini araştırınız. Çözüm için veri toplayınız. Daha sonra bu verileri düzenleyiniz ve değerlendiriniz. Arkadaşlarınızın sorunun çözümüne yönelik görüşlerinize alınız. Çözüm yollarından uygun olanına karar veriniz veg hazırladığınız konuşma metnini aşağıdaki boşluğa yazınız.

            Değerli Milletvekilleri kardeşlerim, yoldaşlarım, kardeşlerim
Biz daha dün 7 düvele karşı savaş veren bir millet olarak ülkemiz yeni bir toparlanma sürecine girmiştir. Artık ülkemiz diğer Avrupa ülkeleri gibi hem sanayi alanında hem kültüler açısından ilerleme vakti gelmiştir. Artık kendimizi değil bu ülkenin geleceğini düşünme vaktidir. Kalkınma vaktidir ilerleme vaktidir. Sonunda cumhuriyete demokrasiye ermiş durumdayız. Padişahlıktan yani kendi çıkarlarımızdan kurtulup halk çıkarlarına milletimizin çıkarlarına uğraşacağız. Laiklik isteyenler demokrasi istiyenlerde İstanbul’dan idam cezası almışlar öldürülmek istenmişlerdir. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın dediği gibi “Laiklikden dinsizlik manası çıkarmaya çalışan fesatçılara izin vermeyiniz”. Konuşmamı burda bitirirken İsmet Paşaya Mustafa Kemal Paşa’ya ve siz değerli milletvekili kardeşlerime saygılar sunar selamet dilerim.

Sayfa 37 Bir Rölyefin Anlattıkları
   Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’nde sütünlu salonu çevreleyen kadroda yer alan galeri, tematik sergi alanlarına dönüştürülmüştür. Bu bölümde, Atatürk devrimleri ile 1919-1938 yılları arasında yaşanan önemli olaylar anlatılmaktadır. Yanda bu bölüde yer alan TBMM’nin açılışı, iç isyanlar konulu rölyefi görüyorsunuz.

1. Rölyefte kimler tasvir edilmiştir?
Meclise ve savaşa katılanlar tasvir edilmiştir.
2. Rölyefte tasvir edilen üç kişiyi seçiniz. Bu kişilerin duygu ve düşünceleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Halk. Bütün insanların düşüncesi zaferin ve bağımsızlığın sevinci.
3. Rölyefte ne anlatılmak istenmektedir?
Halkın ve meclisin direnişini anlatmak istemiştir.
4. Sizce Mustafa Kemal Paşa niçin selam veriyor?
Meclisteki halkı birimiz hepimiz hepimiz birimiz içindir diye selamlıyor.
5. Rölyefte kimler ön planda tasvir edilmiştir? Sanatçının bu kişileri ön plana çıkarmasının sebebi ne olabilir?
6. Rölyefte sizin en çok dikkatinizi çeken figür hangisidir? Neden?
Atatürk’ün halka selamı. Çünkü halka saygısını göstermesi.
7. Rölyefte de görüldüğü gibi TBMM’nin açılışında halkın çok büyük desteği olmasına rağmen ülkedi iç isyanların çıkmış olmasını nasıl değerlendirirsiniz?
(Değerlendirmenizi bu dönemdeki bir isyanı örnek alarak yapınız.)
Ülkede o zamanlar saltanak yanlısı insanlar vardı. Bu isyanlar İtilaf Devletleri tarafından halkı kışkırtıp yapılmıştır. Bozkır İsyanı, Anzavur Ayaklanması vb. isyanlar bunlara örnektir.

Sayfa 38 Sevr İçin Ne Düşünüyorlar?
Aşağıda Sevr Antlaşması’nın bazı maddelerini görüyorsunuz. Bu maddeleri de göz önünde bulundurarak aşağıda resim ve kimlikleri verilen kişilerin yerinde o dönemde siz olsaydınız Sevr Antlaşması’yla ilgili görüşleriniz neler olurdu? Düşünceleriniz konuşma baloncuklarına yazınız.

•    İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalcak ama devlet gayrimüslimlerin  haklarını gözetmezse İstanbul Türklerin elinden alınacaktır.
•    Gayrimüslimlere çok geniş haklar verilirken Hükümet bu konuda sürekli olarak denetlenecktir.
•    Kapitülasyonlar bütün devletleri kapsayacak şekilde genişletilirken Osmanlı Devleti savaştan zarar görenlere tazminat ödeyecektir.
•    Toros tünelleri, İtilaf Devletleri tarafından işgal olunacaktır.
•    İtilaf Devletleri, güvenlikleri tehdit edecek bir durumun orta çıkması hâlinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkında sahip olacaktır.

Behçet Bey (Kutlu), 56 yaşında ve Çankırı milletvekili olarka bir süredir Ankara’da bulunıyor. Behçet Bey, Son Osmanlı Mebusan Meclisinin (1920) işgal güçlerinin baskısıyla kapatılmasıyla Ankara’ya geçmiştir.
Artık bu halk cumhuriyet istiyor devrim istiyor demokrasi istiyor. Bu anlaşmayı imzalayanı vatan haini ilan ettik.
Joseph Friday (Cozef Fraydey) 29 yaşında  ve bir süredir İngiliz işgal kuvvetleriyle geldiği İstanbul’da yaşıyor.
Bu Sevr Antlaşması sayesinde bizlere daha çok haklar tanınacak.

Kara Fatma, 26 yaşında ve Ege’de Yunan kuvvetlerine karşı mücadele ediyor.
Ege’de verdiğimiz mücadeleyi bir çırpıda sindirmeye çalışıyorlar. Biz artık demokrasi istiyoruz. Bu antlaşmayı kabul etmiyoruz

Bozan Ağa, 57 yaşında ve Urfa’da çiftçilik yapıyor.
Ben Urfa’da çiftçilik yapıyor. Burda da Millî Mücadeleye destek veriyoruz. Sevr Antlaşması bizi içten çökertme amaçlıdır. Bunu kabul etmiyoruz.

ÜNİTE 3: “YA İSTİKLAL YA ÖLÜM”

Sayfa 43 Doğu Cephesi Komutanıyım
   1920 yılından Ermeniler, Doğu Anadolu’da Türk halkına karşı büyük zulümler yapmaktadır. Bununla da yetinmeyerek bölgede bulunan 15.Kolorduya saldırı hazırlığı içerisindedirler. Böyle bir durumda 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa, Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgraf çeker.
   Sizce bu telgrafta Kâzım Karabekeri Paşa nelerden bahsetmiştir? Siz Kâzım Karabekir Paşa’nın yerinde olsaydınız nasıl bir telgraf çekerdiniz? Aaşağıdaki boşluğa yazınız.

   Sayın Paşa’m, Ermeniler bize saldırmak üzere. Burda durumumuz çok kötü. Halkımız büyün işkenceler altında. Hava şartları çok kötü. Bir daha görüşemezsek hakkınızı helal edin.

Aşağıdaki boşluğa Türkiye haritası çiziniz. Doğu Cephesi’nin komutanı olduğunuzu düşünerek bu harita üzerine cephenizin yerini gösteriniz.

Sayfa 44 Bir Eser Okuyalım

   Millî Mücadele yıllarından yazılmış o dönemi anlatan bir eser (roman, şiir, hikaye vs.) belirleyiniz. Belirlediğiniz eserin yazan gakkından kısa bilgi toplayınız. Eserin ana fikrini ve özetini aşağıdaki boşluğa yazınız. Daha sonra aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Seçtiğim Eser Nutuk. Eser TBMM’yi, mücadeleyi, direnişi anlatıyor.

1. Eser ne zaman yazılmış ve eseri yazan kimdir?
1919-1927 yıllarında Mustafa Kemal Atatürk tarafından yazılmıştır.
2. Yazarın, Millî Mücadele’yi konu alan başka eserleri de var mı? Varsa bu eserlerin adlarını yazınız.
Hayır, yok.
3. Eserde geçen kahramanların Millî Mücadele’deki rolü nedir?
Eserde geçen kahramanlar halk ve Mustafa Kemal’in silah arkadaşlarıdır. Bu kişilerin bu mücadeledeki rolü savaşı kazananlardır, direnenlerdir, savaşanlardır.
4. Esere bir kahramn daha ilave etmek isteseydiniz bu kahraman kim olurdu? Neden?
Sütçü İmam, Kara Fatma gibi kahramanları alırdım. Çünkü onlarda bir kahraman.
5. Esere eklediğiniz kahramanlara Millî Mücadele’de hangi görevleri verirdiniz?
Cephelerde askerlerin komutanlığı görevi verirdim.

Sayfa 45 Gazete Haberi Yazıyorum
   Aşağıdaki gazete haberini okuyarak haberle ilgili soruları cevaplayınız.
Düşman Taarruzu Kırıldı
   Savaş başarımızla gelişerek devam etmektedir. Düşman taaruzu bütün cephelerde durdurulmuştur. Kahraman askerlerimiz yüksek bir moral ile savaşa devam ediyorlar. Gelen savaş raporları, ümit vermektedir. Düşman üç günlük taarruzdan sonra yorgun görünüyor.
                                                                           Hâkimiyetimilliye, 30 Mart 1921.
1. Yukarıdaki gazete haberi hangi savaştan sonra yazılmıştır?
Kurtuluş Savaşı’ndan sonra yazılmıştır.
2. Kendinizi, haberin muhabiri yerine koyarak haberin devamını yazınız.
Halk artık bağımsızlığı iyice inanmış ve zafer yakın gözüküyor.
3. Bu savaşın komutanı kimdir?
Mustafa Kemal ATATÜRK.
4.Bahsedilen düşman kimdir?
Yunanistan.
5. Bu savaştan önce hangi olay (savaş, antlaşma vs.) olmuştur?
1. Dünya Savaşı, Mondros Ateşkes Antlaşması.
6. Bu savaştan hangi olay (savaş, antlaşma vs.) olmuştur?
Lozan Barış Antlaşması.
7. Savaştan önce düşman nereye kadar ilerlemiştir?
Ankara Polatlı’ya kadar ilerlemiş TBMM’ye saldırmak istenmiş ama düşman durdurulmuştur.
8. Düşmanın amacı nedir?
Osmanlı’yı parçalamak, TBMM’yi dağıtmak.

Sayfa 46 İstiklâl Marşı
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.
                                                                    Mehmet Âkif ERSOY
   
   İstiklâl Marşı’mızın ilk iki dörlüğünü okuyarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Türk bağımsızlığının tehlikede olduğunu hangi mısralardan anlıyorsunuz?
İlk kıtadan.
2. Mehmet Âkif’e göre bayrağımız ne zamana kadar dalganacaktır?
Sonsuza kadar.
3. Şair, sancağın neden gülmesini istemektedir?
Kahraman ırkı olduğu için.
4. Bayrak ve millî marşın milletler için ne anlam ifade ettiğini hangi mısralardan anlıyorsunuz?
İlk kıtanın son iki satırından anlıyorum.
5. Siz de İstiklâl Marşı’mızdan istediğiniz bir dörtlüğü ve bu dörtlükte neler anlatılıdığınzı aşağıya yazınız.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

   Bu dörtlükte vatan uğruna binlerce can verildiği, bu toprakların kanla sulandığı, ve bu vatanın hiçbir şeyle değişilmeyeceği anlatılmaktadır.

Sayfa 47 Biyografi Hazırlıyoru
   Maarif Kongresi’nin toplanmasında ve İstiklâl Marşı’nın kabulünde katkıalrı olan Hamdullah Suphi Bey’in hayatı hakkından en az iki kaynaktan yararlanarak bir biyografi hazırlayınız. Kaynaklarınızı biyografinin sonuna yazınız. Araştırmalarınız sırasından konuyla ilgili fotoğraflar bulabilirseniz bunları da aşağıdaki kutucuklara yapıştırınız.

Hamdullah Suphi Bey
(d. 1885 İstanbul - ö. 10 Haziran 1966 İstanbul)
 Türk edebiyatçı, yazar, milletvekili, siyasetçi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk dönemlerinde büyükelçilik görevinde de bulunmuştur.
Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında Meclis'te yaptığı coşkulu konuşmalarıyla tanınan siyaset adamı ve yazar Hamdullah Suphi Tanrıöver, Tanzimat Dönemi bilim ve siyaset adamlarından Abdüllatif Suphi Paşa'nın oğluydu. Orta öğrenimini Mekteb-i Sultani'de (Galatasaray Lisesi) tamamladı ve meslek olarak öğretmenliği seçti. Ayasofya Rüşdiyesi'nde hitabet ve Fransızca, Darülmuallimin'de edebiyat, Darülfünun'da Türk-İslam sanatı dersleri verdi. İlk şiirini amcası Samipaşazade Sezai'nin Paris'te çıkardığı 'Şura-yı Ümmet' gazetesinde yayımladı (1902). 1909'da Fecr-i Ati topluluğuna katıldı. 1911'de bu topluluktan ayrılarak Genç Kalemler çevresinde gelişen Milli Edebiyat Akımı'na bağlandı. 1912'de milliyetçilik akımının İstanbul'daki merkezi olan Türk Ocağı'na girdi ve başkan oldu.
İstanbul'daki işgalci güçlere karşı düzenlenen açık hava toplantılarında, daha sonra TBMM'de ve Kurtuluş Savaşı yıllarında hitabetin etkili örnekleri olarak gösterilen konuşmalar yaptı ve güçlü bir hatip olarak tanındı. Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı (1920) Antalya üyesi olarak seçilmiştir. TBMM ilk döneminde Antalya, 1923'te İstanbul milletvekili olarak TBMM'de bulundu. 1920 ve 1925 yıllarında iki kez Milli Eğitim Bakanı oldu. 1927'de yeniden İstanbul milletvekili seçildi ve 1935'te Brüksel Büyükelçiliği'ne atandı. 1943'te İçel ve 1946'da İstanbul milletvekili olarak yeniden Meclis'e girdi. 1950 seçimlerinde Demokrat Parti (DP) listesinden bağımsız Manisa milletvekili, 1954'te yine DP'den İstanbul milletvekili seçildi. 1957'de Hürriyet Partisi adayı olarak katıldığı seçimleri yitirdi ve 1966'da ölümüne kadar Türk Ocakları Merkez Heyeti'nin başkanlığını yürüttü.
Kültür ve siyaset hayatının renkli simalarından ve coşkulu hatiplerinden biri olan Hamdullah Suphi Tanrıöver'in konuşmalarından seçmeler 'Dağ Yolu' (1928-1931), yazıları da 'Günebakan' (1929) isimli kitaplarda toplandı.

Sayfa 48 Tekâlif-i Milliye Emirleri
   Mustafa Kemal Paşa’nın yayımladığı aşağıdaki Tekâlif-i Milliye Emirleri’ni okuyarak soruları cevaplayınız.
1. “1 sayılı” emrimle her ilçede bir Tekâlif-i Milliye Komisyonu kurdurdum. Bu komisyonlarca toplanan malzemenin, orduyla çeşitli bölümlerine dağıtım şeklini düzenledim.
   Tekâlif-i Milliye Komisyonu kurulmasına neden gerek duyulmuş olabilir?
Halkı örgütlemek ve direnmek için kurulmuş olabilir.
2. “2 sayılı” emrime göre, yurtta her ev birer kat çamaşır, birer çift çorap ve çarık hazırlayıp Tekâlif-i Milliye Komisyonu’na teslim edecekti.
   Mustafa Kemal Paşa, düzenli bir orduya sahip olmamıza rdağmen niçin her aileden yukarıda saydığı malzemeleri istemektedir?
Ordu savaştan yeni çıkmıştı. Ve durumu çok kötüydü. Bu yüzden istemektedir.
3. “8 sayılı” emirle, benzin, vakum, gres, makine, don, saat ve taban yağları, vazelin, otomobil ve kamyon lastiği, solisyon, buji, soğuk tutkal, Fransız tutkalı, telefon makinesi, kablo, pil, çıplak  tel, yalıtkan maddeler ve bunlar türünden malzeme ve sülfürikasit stoklarının yüzde kırkına el koydum.
Ordunun taşıtlara ihtiyacı vardı. Bu yüzden el konulmuştur.
4. “3 sayılı” emrimle, tüccarın ve halkın elinde bulunan çamaşırlık bez, amerikan, patiska, pamuk, yıkanmış ve yıkanmamış yün ve tiftik, erkek elbisesi olarak dikilebilecek her türlü kışlık ve yazlık kumaş, kalın bez, kösele, vaketa, taban astarlığı, sarı ve siyah meşin, sahtiyan, dikilmiş ve dikilmemiş çarık, potin, demir kundura çivisi, tel çivi, kundura ve saraç ipliği, nallık demir ve yapılmış nal, mıh, yem torbası, yular, belleme, kolan, kaşağı, gebre, semer ve urgan, stoklarından yüzde kırkına, bedeli sonradan ödenmek üzere el koydum.
   Yukarıda bahsedilen malzemelerden anlamlarını bilmediklerinizi aşağıya yazınız. Bu malzemelerin hangi amaçlarla kullanıldıklarını araştırınız.
Bilmediğim kelimeler;  amerikan, patiska, vaketa, sahtiyan, belleme, kolan, gebre.
Amerikan: Pamuktan düz dokuma, amerikan bezi, kaput bezi.
Pastika:
Vaketa: İnek derisinden bir tür ince meşin.
Sahtiyan: Tabaklanarak boyanmış ve cilalanmış genellikle keçi derisi.
Belleme: At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.
Kolan: At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer.
Gebre: Atı tımar etmekte kullanılan kıldan kese.
5. “5 sayılı” emrimle, ordu ihtiyacı için alınan taşıt araçları dışında, halkın elinde kalan taşıt araçlarıyla, yüz kilometrelik bir uzalşoğa kadar, ayda bir defa olmak üzere, parasız askerî ulaşım yapılmasını mecbur tuttum.
Bu taşıt araçları ile nerelere, hangi malzemeler taşınmış olabilir?
Cepheye cephane, yiyecek, giyecek, sağlık malzemeleri vs. gibi malzemeler taşınmış olabilir.
6. “4 sayılı” emrimle, eldeki buğday, saman, un, arpa, fasulye, bulgur, nohut, mercimek, kasaplık hayvan, şeker, gaz, pirinç, sabun, yağ, tuz, zeytinyağı, çay, mum stoklarından yine yüzde kırkına, bedeli sonradan ödenmek üzere el koydum.
Bu malzemeler ile neler yapılabilir? Bu malzemeler ordumuzun en çok hangi yönden işine yaramıştır?
Cephelerde yemek yapılabilir. Bu malzemerle askerler yemek yiyecek ve daha dinç olacaktır.
7. “7 sayılı” emrimle halkın elinde bulunan savaşta işe yarar bütün silah ve cephanenin üç gün içinde teslimini istedim.
Sizce halkın elinde niçin silah ve cephane bulunuyor?
Düşmana karşı onlarında direniş gösterdikleri için.
8. “6 sayılı” emrimle, ordunun giyimine ve beslenmesine yarayan bütün sahipsiz mallara el koydum.
“Sahipsiz mallar” kimlerden kalmış olabilir?
Ölen halktan veya düşmandan.
9. “9 sayılı” emirle demirci, marangoz, dökümcü, tesviyeci, saraç, arabacı esnafları ve imalathaneleriyle, bu esnaf ve imalâthanelerin iş çıkarabilme güçleri ve kasatura, kılıç, mızrak ve eyer yapabilecek ustaların adlarıyla birlikte sayılarını ve durumlarını tespit ettirdim.
Ustaların adlarının tespit ettirilmesinin sebebi nedir? Bu ustalardan orumuz nasıl yararlanmış olabilir?
Ordunun ihtiyacı olduğunda el altında bulunması için. Bu ustalarla ordumuza gerekli ihtiyaçlar yapılmıştır.
10. “10 sayılı” emirle, halkın elinde bulunan dört tekerlekli yaylı araba, dört tekerlekli at ve öküz arabalarıyla, kağnı arabalarının bütün takım ve hayvanlarıyla birlikte binek ve topçeker hayvanlarının, katır ve yük hayvanlarının, deve ve eşek sayısının yüzde yirmisine el koydurdum.
“5 sayılı” emirde halkın elindeki taşıtlara el konulmuştu. Bu emirde de yük hayvanlarına el konulmasına nasıl açıklarsınız?
Cephelere ordunun gerekli mühimmatlarını taşıması için el konulmuştur.
11. Dönemin şartlarını düüşündüğünüzde ordumuza destek olmak amacıyla dayanışmayı artırıcı ne tür tedbirler alırdınız?
Cemiyetlerle insanları toplar onları konunun önemini aşılar ve onları örgütlerdim.

Sayfa 50 Kastamonlu Şerife Bacı
                                                        (Ankara, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi)

   Sırtında çocugu sarılı olan kadın Şerife Bacı’dır. Ders kitabınızın 74. sayfasındaki anektodu okuyarak Şerife Bacı ile ilgili küçük bir araştırma yapınız. Resmi inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Resmin sağ üst köşesindeki tepelerde görülen dumanın sebebi ne olabilir?
Savaşta silahlardan, bombalardan çıkan dumanlar olabilir.
2. Resmin sağ tarafındaki kadının sırtında taşıdığı nesneler olabilir? Onları nereye doğru götürüyor?
3. Resimdeki insanlar kendi tarlalarında ya da evlerinde çalışmak dururken neden bu işi yapıyorlar?
Vatanı kurtarmak için.
4. Sizce bu insanlar gönüllü olarak mı çalışıyorlar, yoksa birileri onları zorluyor mu?
Gönüllü bir şekilde çalışıyorlar.
5. Resimde neden genç erkek yok? Resimde görülen çocuğun babası o sıralarda nerede olabilir?
Savaşta olabilir. Veya savaşta şehit düşmüşte olabilir.
6. Resimdeki çocuk, size o günü anlatan bir mektup yazsa ilk cümlesi ne olurdu?
Biz neden bu duruma düştük?
7. Siz resimdeki çocuğa bir mektup yazsanız son cümleniz ne olurdu?
Korkmayın! Yeni nesil emin ellerde...

Sayfa 51 Sakarya Marşı
   Sakarya Marşı’nı okuyarak marşla ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Şair, sancak tabiriyle neyi kasdetmektedir ve ona neden hürmet göstermektedir?
Sancak demek bayrak demektir. Bağımsızlığı gösterdiği için hürmet göstermektedir.
2. Marşta sancağın nerede kurtulduğu ifade edilmektedir? Neden?
Sakarya’da çünkü savaş zaferle sonuçlandırılmıştır.
3. Bağımsızlık savaşımızın sembolü olarak kim görülmektedir?
Mustafa Kemal ATATÜRK.
4. Şair, ordumuzun neden durmadan ilerlemesini istemektedir? Bu istek olay size hangi olayı hatırlatmaktadır?
Toprak kaybetmememiz için ilerlemesini istemekedir. Bu olay Millî Mücadele’yi hatırlatmaktadır.
5. Siz de, Sakarya Marşı’na, duygu ve düşüncelerinizi yansıtan bir kıta ekleyiniz.
Bu bayrak kolay kazanılmadı,
Kan döküldü kan,
Bağımsızlık aşkı var millete
Demokrasiye aşk.

Sayfa 52 Cepheye Mektup
   Aşağıda, bir askerin cepheden, anne ve babasına yazdığı mektubu görüyorsunuz. Mektubu okuyup resmi inceleyerek resmin altındaki soruları cevaplayınız.
   Sevgili Annem ve Babam,
   Komutanlar ve asker arkadaşlarla beraber Sakarya Nehri’nin doğusundayız. Atların yem, bizim ise giyecek ve yiyecek ihtiyacomız var. Cephanemiz az. Hava sıcak, uzun zamandır yıkanamıyoruz. Duyduğumuza göre Yunan ordusu asker sayısını arttırmış, yeni silah ve araçlarla donanmış. Umutsuz değiliz. Sizleri görmek, evimde uyumak istiyorum ama Türk halkı bize güveniyor. Komutanım Teğmen Hasan Bey ön saflarda kılıçla savaşacağımı söylüyor. Babacığım benimle gurur duyacaksınız, bu savaşı da kazanacağız.
   Hürmetle ellerinizden öper, tanıdıklara selam ederim.
                                                                        Oğlunuz Mehmer 10 Temmuz 1921
 
                                                        (Ankara, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi)
1. Dürbünle savaş alanını izleyen komutan kim? Yanındakiler kim olabilir?
Mustafa Kemal Paşa, Ali Fuat Cebelisoy, Teğmen Hasan Bey.
2. Savaş meydanında tüfeklerle savaşılırken neden kılıçlar çekilmiştir?
Türk ordusunun silahı olmadığı için kılıçlarla savaşmıştır.
3. Bir ailesinden biri olsaydınız mektubuna nasıl bir cevap verirdiniz? Aşağıya yazınız.
Vatan sağ, ruhun şad, mekanın cennet olsun!

Sayfa 53 Atatürk’ten Sözler
   Atatürk’ün aşağıda verilen sözlerini okuyarak sözlerin altındaki soruları cevaplayınız.
   “Kars gibi bir kalenin zaptı, her milletin nadir olan olağanüstü bir askerî başarıdır. Fakat bugün asıl önemi,iç ve dış her taraftan karşılaştığı insafsız, ortadan kaldırıcı saldırılar karşısında yaşama hakkını kanıtlama görevine düşen soylu ve mazlum milletimizin bu kesin başarı sonucu ile büyük bir teselli hissi ve güven duymasıdır. Sizi, komutan ve asker
(Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, IV, s. 359.)



Mustafa Kemal Paşa yukarıdaki tegrafı kime, hangi olay üzerine çekmiştir?
Kazım Karabekir’e zafer üzerine çekmiştir.
   “Gerçekten milletimiz, düşmanın hazırlıklarına karşılık verme için hiçbir özveriden çekinmedi. Ordumuzu kuvvetlendirmek için para, insan, silah, hayvan, araba kısacası her ne gerekse son derece istekle verdi. Avrupa’nın en eksiksiz araçlarıyla gibi inanılmaz mucizeyi Anadolu halkının özverisine borçluyuz.”               (Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, IV, s. 441.)

Yukarıdaki sözleriyle Atatürk hangi olayı anlatmaktadır?
Milletinin Türkiye ordusunu hiçbir destekden çekinmediği ve bu başarıyı millete borçlu olduğu anlatmaktadır.
    “Bana bu görevi vermiş olan Meclis’in ve o Meclis’te beliren milletin kesin iradesi hareket şeklimin odağı oluşturacaktır. Hiçbir sebep ve şekilde değiştirilmesine imkân olmayan bu kesin irade, ne olursa olsun düşman ordusunu yok etmek ve bütün Yunanistan’ın silahlı kuvvetlerinden olufşan bu orduyu ana yurdumuzun kutsal ocağında boğarak kurtuluşa ve bağımsızlığa kavuşmaktır.
(Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri IV, s. 393)
Atatürk’e TBMM hangi görevi ne zaman vermişti?
1920 yılında.
   “Sakarya boyundan verdiğimiz savaş, çok önceki savaşlarımızda olduu gibi ana vatanın yalnız bir köşesini, ufak veya büyük bir parçasını tehlikeye düşürmüyordu. Orada biz bütün memleket, bütün varlığımız ve bağımsızlığımız uğruna denecek kadar önemli büyük bir savaşa giriştik. Yirmi bir gün yirmi bir gece milletin bağımsızlık fikriyle bir milletin istilâ ve yağma fikri birbiriyle boğuştu. Sizin başını eğmeye razı olmayan bağımsızlık fikrinzi, ilerleyen düşmanı bozularak geri çekilmek zorunda bıraktı.
(Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri IV, s. 4133-414.)



Atatürk’ün bağımsızlık fikrini gerçekleştirmek için Sakarya Savaşı’nda vermiş olduğu emir ne idi?
“Ya istiklal ya ölüm !”
   “Kahraman Türk ordularının kazandıkları büyük zaferlerde bana düşmüş olan görevleri yapabilmişsem çok bahtiyarım. Yalnız bu noktada bir gerçeği açıklamak için söyleyeyim ki, benim ordularımızı yönelttiğim hedefler, esasen ordularımın her erinin, bütün subaylarının ve komutanlarının görüşlerinin, vicdanlarının, kararlarının, ülkülerin yönelmiş olduğu hedefler idi.”
(Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, II, s. 228.)
Mustafa Kemal Paşa ve askerlerinin aynı hedef birliğinde olmaları size neyi düşündürüyor?
Herkes aynı bir fikirde örgütlenip daha kolay savaşmışlardır.







Sayfa 54 İstiklal Madalyası
   Mustafa Kemal Paşa’ya verilen istiklal madalyasının ön ve arka yüzünün resmini aşağıda bırakılan boşluğa çizilerek figürlerin ne anlama geldiğini oklarlar belirtiniz. Daha sonra aşağıdaki soruları cevaplayınız.
 

İSTİKLAL MADALYASI ÖN YÜZÜ
   İstiklal Madalyası'nın ön yüzünün üst kısmında; ilk TBMM binası yer alır. Binanın sağında ve solundaki cami ve ev görüntüleri, dönemin Ankara'sını gösterir. Meclis binasının arkasında doğan güneşten uzunlu kısalı ışık huzmeleri yayılır. Bu ışınlar, zaferi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu simgelemektedir.
Meclis binasının altındaki kısımda dünya sembolü, orak ve tırpanlar, örs-çekiç, resim paleti-fırça gibi semboller yeni cumhuriyetin bilime, tarıma, sanayiye, sanata önem vereceğini ifade eder; dünya ile bütünleşme kararlılığını gösterir.
Simgelerin sağında ve solunda bulutlar, onların yanında zafer simgesi meşe yaprakları, yaprakların üstünde ise meclisin açılış tarihi olan 23 Nisan 1336 tarihi (bir tarafta "23 Nisan", diğer tarafta miladi 1920'nin rumi takvimde karşılığı olan "1336" yazısı) yer almaktadır. Bulutların altında sağa doğru yürüyen ve iki öküzün çektiği, İstiklâl Savaşı’nı simgeleyen kağnı arabasıyla köylü kadın vardır.
Kağnı ve kadın görüntüsünün altında yukarıdaki bulutların ve ışınların devamı görülür. Alt-ortadaki ışınların içinde beliren şakül, devletin yapılaşmasını simgeler.
MADALYANIN ARKA YÜZÜ
   İstiklal Madalyasının arka yüzünde yukarı doğru bakan ay yıldızla çevrilmiş olarak Misak-ı Milli sınırlarını gösteren Türkiye Haritası vardır. Harita üzerinde, Ankara'nın yeri bir yıldızla işaretlemiştir. Yıldızdan çıkan yedi ışın, haritanın değişik yönlerine uzanır birisi Kars'a, diğeri Edirne'ye kadar ulaşır.
1. İstiklal madalyası kimlere verilir?
15 Mayıs 1919’dan 9 Eylül 1922 tarihine kadar süren Kurtuluş Savaşı’nda cephede veya cephe gerisinde kahramanlık ve fedakarlık gösterenlere İstiklal Madalyası verilmiştir.
2. İstiklal madalyası Mustafa Kemal Paşa’ya ne zaman ve neden verilmiştir?
TBMM'nin 21 Kasım 1923 Çarşamba günü 65. toplantısında görüşülmüş ve yapılan oylama sonucunda Mustafa Kemal ve 23 arkadaşına kırmızı-yeşil şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir. Verilmesinin sebebi ise Kurtuluş Savaşı’nda kahramanlık gösterdiği içindir.
3. Kırmızı-yeşil renkli istiklal madalyası kimlere verilmiştir? Araştırınız.
Mustafa Kemal ve 23 arkadaşına
4. Bir istiklal madalyası tasarlayacak olsanız hangi özellikleri ön plana çıkarırsınız? Tasarımınızı aşağıdaki boşluğa çiziniz.
Ben tasarlamış olsam TBMM’yi, Atatürk ve silah arkadaşlarını, cephede savaşan halkı ve zaferi ön plana çıkartırdım.

Sayfa 55 Antlaşmalar
   Aşağıdaki kutucuklarda TBMM Hükümeti’nin imzalamış olduğu antlaşmalar, yapıldığı devletler ve bu antlaşmaların bizim için önemi yer almaktadır. Kutucukların altından yer alan boşluğa antlaşmanın adı, hangi devletle yapıldığı ve önemini eşleştiriniz.Antlaşma Adları                                                Antlaşmaların Yapıldığı Devletler
a) Moskova Antlaşması                                     1) Fransa
b) Türk-Afgan Dostluk Antlaşması                   2) Ermeni Hükümeti
c) Kars Antlaşması                                            3) İngiltere
d) Mudanya Ateşkes Anlaşması                        4) Sovyet Rusya
e) Gümrü Barış Antlaşması                               5) Yunanistan
f) Ankara Antlaşması                                         6) Afganistan
                                                                           7) Almanya
                                                                           İtalya

                                               Antlaşmaların Önemi
a) Güney Cephesi kapandı, böylece buradaki birlikler Batı Cephesi’ne kaydırılmıştır.
b) Misakımillî tanınarak Kars, Ardahan, Artvin TBMM Hükûmeti’ne bırakılmıştır.
c) İlk siyasi başarı olan bu antlaşmada Sevr geçersiz sayılmıştır.
d) Türkiye’nin doğu sınırı kesin şeklini almıştır.
e) Millî Mücadele’yi sona erdiren anlaşmadır.
f) TBMM Hükûmeti yabancı bir devlet tarafından tanınmış ve bu devlet Ankara’da elçilik açılmıştır.
g) Türkiye, dünya devletleri tarafından tanınmıştır.
(Örneğin D-1.3.8-e)
A-4-B
B-6-F
C-4-D
D-3,1,5,8-E
F-2-A
F-1-G
Sayfa 56 Harita Çiziyorum
   Millî Mücadele’de en şiddetli çarpışmaların yapıldığı Batı Cephesi’nin haritasınasını aşağıdaki boşluğa çiziniz. Haritanızda Birinci ve İkinici İnönü savaşları, Kütahya-Eskişehir Savaşları, Sakarya Savaşı ve Büyük Taaruz’un nerelerde yapıldığını gösteriniz. Ayrıca Türk ve Yunan kuvvetlerinin bu savaşlardan konumlarını da belirtiniz. Haritanızı renkledirirken savaş alanları, Türk ve Yunan kuvvetleri için ayrı renkler kullanınız.
   Haritanın alt ve üstünde yer alan kutucuklarda ise Kurtuluş Savaşı’na katılan Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa gibi komutanlarımızın fotoğraflarını bularak yapıştırınız.

ÜNİTE 4: Çağdaş Türkiye Yolundan Adımlar
Sayfa 61 Saltanak Kalkıyor, Millî Egemenlik Kuruluyor
A.Metni okuyarak metinle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
   Milli egemenlik, kişinin değil milletin egemenliğidir. Egemenlik esas olarak millete mevcuttur. Bu güç ne oligarşi gibi toplumun bir kısmında ne de monarşi gibi bir kişide mecuttur.
Egemenliğin milletin elinde olması demek, kralın, hükümdarın, padişahın egemenliğin sona ermesi anlamına gelir. Aynı ülkdede iki egemenlik söz konusu olamaz. Millete ait olan egemenlik başkasına mâl edilemez, devredilemez, geçerliliğini yitirmez. Egemenlik, milleti oluşturan fertlerin her birine değil, milletin bütününe aittir. Parçalanamaz ve bölünemez.
1. Metinde, millî egemenliğin hangi özelliklerinden söz edilmiştir?
Egemenliğin halka ait olduğu ve parçalanamaz olduğundan söz edilmiştir.
2. Sizce bir ülkede neden iki egemenlik söz konusu olamaz?
Egemenlik milletindir, devredilemez.
3. Sizce kişi egemenliği ile millet egemenliği arasındaki temel farklar nelerdir?
Kişi egemenliği padişahlıktır millet egemenliği demokrasidir. Arasındaki fark budur.
4. Egemenlik neden parçalanamaz ve bölünemez bir bütündür?
Bütün halka hitap ettiği içindir.
5. Atatürk’ün millî egemenlikle ilgili sözlerinden bir tanesi bularak yazınız.

Egemenlik hiçbir mâna hiçbir şekil ve hiçbir renkte ve işarette ortaklık kabul etmez. (1922)
B. Aşağıdaki tabloda yönetim biçimleri ve bunlarla ilgili bazı özellikler verilmiştir. Çizelgede verilen yönetim biçimlerinde var olan özellikleri (*) işaratleyiniz.
Yönetim Özellikleri/
Biçimleri    Kişi
egemenliği    Meclis    Seçim    Partiler    Millî egemenlik    Kişi hak hak ve özgürlüklerine saygı    Anayasa
Saltanat      *                        
Meşrutiyet      *      *      *                
Cumhuriyet      *      *      *      *        *        *      *

Sayfa 62 Harita Çizelim, Karşılaştıralım
   Aşağıdaki Türkiye haritalarından birincisine Sevr Antlaşması’yla İtilaf Devletleri tarafından paylaşılan Türkiye’nin sınırlarını çiziniz. İkincinde Lozan Barış Antlaşması’na göre Türkiye sınırlarını çizerek gösteriniz.
Sevr Antlaşması’na Göre Türkiye

Sevr Antlaşması, Türk halkıma yaşama hakkı tanımayan bir antlaşmadır. Bu durumun nedenlerini değerlendiriniz.
Bu antlaşmayla Türk halkı bağımsız olmayan bir halk olacak direnemeyecek ve buda İtilaf Devletleri’nin işini kolaylaştıracak.
Lozan Barış Antlaşması’na Göre Türkiye
Lozan Barış Antlaşması, tam bağımsız bir Türk devletinin sınırlarını çizen ve Türk halkına yaşama hkkı tanıyan bir antlaşmadır. Lozan Barış Antlaşması’na bu niteliği kazandıran özellikleri Sevr ve Lozan antlaşmalarını karşılaştırarak açıklayınız.
   Bu antlaşma bize yaşama hakkı veren antlaşmadır. Toprak kazandıran bir antlaşmadır. Sevr ise kazandıran değil aksine kaybettiren bir anlaşmadır.
Sayfa 63 Kalkınan Ekonomi, Gelişen Türkiye
   1923 yılında gerçekleştiren Türkiye İktisat Kongresi’nde ülkenin kalkındırılması amacıyla hemen her alanında kararlar alınmış ve uygulanmaya çalışılmıştır. 1923-1940 yılları arasından ekonomi alanında gerçekleştirilen çalışmaları araştırınız. Bulduğunuz gelişmeleri tabloda ilgili alana tarihiyle birlikte yazınız. Yazdığınız bu gelişmelere ilgili fotoğraflar bularak ait olduğu alana yapıştırınız.
Ekonomik
Alanlar    Tarih/Gerçekleştirilenler 
Kalkınma Planları

1925  Türk Hava Kurumu kuruldu.
1926  Uşak Şeker Fabrikası açıldı.   

Sanayi    

1924  Türkiye Sanayi ve Maadin Bankası kuruldu.
1927  Teşviki Sanayi Kanunu çıkarıldı.    

Bankacılık    

1924  Türkiye İş Bankası kuruldu.
1935  Etibank kuruldu.    

Ticaret   

1925  Ticaret ve Sanayi Odaları Kanunu kabul edildi.    

Savunma Sanayi

Kırıkkale Mermi Fabrikası üretime başladı. 

Sayfa 64 Tasarruf Bilinci Yayalım
   Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Türkiye’de tasarruf bilincinin oluşturulmasından Türkiye İktisat Kongresi’nde alınan kararların önemini açıklayınız.
Bu kararlarla ekonominin ilerki yıllardaki çalışmalara öncülük etmiştir.
2. Kişilerde ve toplumda tasarruf bilincinin geliştirilmesi için neler yapabilirsiniz?
Her tarafana afişler yapıştırıp, toplantı ve mitinglerle bu bilinci aşılardım.
3. Ailenizde tasarruf bilincinin gelişmesi için neler yapabilirsiniz?
Daha çok harcama listesi yapıp, harcamaları azaltıp tasarruf bilincini geliştirirdim.
4. Evinizde uygulayabileceğiniz tasarrruf tedbirleri nelerdir? Bunları uygulamanız durumunda ne gibi yararlar sağlanabili?
Masraf yapmaktan kaçınıp, arabayı teke indirip, lüzumsuz şeylere para vermekten kaçınırdım. Böyle şeylerle ciddi miktarda tasarruf edilebilir.
5. Son zamanlarda, medyadan ve çevrenizden yetersizliğini duyduğunuz doğal kaynaklarımız nelerdir?
Petrol, doğalgaz.
6. Ülkemizde üretilen malları alayı tercih etmekle nasıl tasarruf sağlamış oluruz?
Ülkemiz ekonomize katkıda bulunup, yabancıya gideceğine bize gitmesini sağlarız.
7. Aşağıdaki kutuya tasarruf bilincini vurgulayacak bir slogan yazınız.
Lampaya püf de ay başına oh de.
8. Türkiye’de tasarruf bilincinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasından okullar ve öğrenciler neler yapabilir?
Okullarda seminerler düzenlenebilir, okul tuvaletlerinde su ve peçete kullanımı azaltılabilir.

Sayfa 65 Ankara Neden Başkent Oldu?

A. Yanda verilen harita üzerinde Ankara’nın jeopolitik konumunu inceleyiniz. Bu konumdan yola çıkarak Ankara’nın başkent olma nedenlerini yazınız.
Coğrafi konumu ve Millî Mücadele’nin başkenti olduğu için.
B. Aşağıdaki anekdotu okuyarka bununla ilgili soruları yanıtlayınız.
Ankara’yı Neden Başkent Yaptım?
Sıcak bşr günün akşamından yanında bazı ileri gelenler ile Çankaya Köşkü’nün bahçesinde dolaşıyordu. Ben de o sıralar eski köşkün tavan dekorlarıyla meşguldüm. Tozlu ve sisli bir hava Ankara’nın üzerine çökmüştü. Yer yer toz hortumları semaya doğru yükseliyor ve manzaraya daha boğucu bir hava ekliyordu. Bize:
-    Ankara’yı hükûmet merkezi yapmakla, iyi mi ettim, diye sordu.
Tabii herkes müset cevap verdi. Arkasından:
-    “Neden?” sorusu gelince, kimi stratejiden, kimi siyasetten bahsetti. Hatta birimiz “kayalık güzeldir” gibi bir estetik görüşde ortaya attı. Atatürk:
-    “Şimdi dalkavukluğu bırakın.” diye münakaşayı kapattı. Ankara’nın hükümet merkezi olmak için saydığınız nitelikleri beni ikna etmeye yetmez. Ben Ankara’yı hükümet merkezi yapmakla büsbütün başka bir hedef güttüm. Türk’ün imkansızı imkan haline getiren kudretini dünyaya bir kere daha tekrar göstermek istedim. Bir gün gelecek şu çorak tarlalar yeşil ağaçların çevirdiği vilların arasından uzanan yeşil sahalar asfaltlarla bezenecek. Hem bunu hepimiz göreceğiz. O kadar yakkından olacak.
                                                     (Düşünce ve Davranışları ile Atatürk, s. 4-5)
1. Anektoda göre yeni başkent olduğu günlerde Ankara’nın fiziki görünümü ve çevresel koşulları hakkından neler söyleyebilirsiniz?
“Tozlu ve sisli bir hava Ankara’nın üzerine çökmüştü. Yer yer toz hortumları semaya doğru yükseliyor ve manzara daha boğu bir hava ekliyordu.”
2. Atatürk’ün etrafındakiler, Ankara’nın başkent oluş gerekçelerini nasıl açıklamışlardır?
“Bir gün gelecek şu çorak tarlalar, yeşil ağaçların çevrildiği villaların arasından uzanan yeşil sahalar asfaltlara dönüşecek. Hem bunu hepimiz göreceğiz.”
3. Atatürk’ün Ankara’yı başkent yapmasındaki amaç nedir? Siz bu amacı nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Türk'ün imkansızı imkan haline getirin kudretini dünyaya imkan haline getirmesi için.
4. Atatürk’ün düşlediği başkent Ankara sizce hangi çalışmalarla kurulmuştur?
Vatan aşkı ile sulanarak kurulmuştur.

Sayfa 66 Demokratik Cumhuriyetimiz
   Kendinizi, yönetim biçimlerini inceleyen bir siyaset bilimci olarka düşünün. Yenki kurulan bir devlet, yönetim şeklini belirlemek istiyor ve bu konuda sizden tavsiye bekliyor. Siz de ülkemizde 1919 tarihinden sonra gelişen olayları, demokrasinin özelliklerini ve demokratik gelişmeleri dikkate alarak seçilerek yönetim biçiminin neden demokratik cumhuriyet olması gerektiğiyle ilgili bir rapor hazırlayınız. Raporunuzda Atatürk’ün “Cumhuriyet rejimi demek demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir.” (Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri s. 186.) sözünü ve demokrsaiyle ilgili şu özellikleri dikkate alınız.
•    Millet egemenliğinin oluşu
•    Seçim yapılması
•    Çok partili bir sistem oluşu
•    İnsanların yasalar önünde eşitliği
•    İnsanların hür ve özgür olması
•    Kişi haklarına saygı
•    Düşünce özgürlüğü

Sayın TBMM
   Millî Mücadele zaferinizi kutlarım. Artık siz de bir değişimin zamanı geldi. En  demokratik ve en hukuki yönetim şekli olan cumhuriyeti seçmenizi öneririm.. Çünkü halkda saltanattan sıkıldı. Cumhuriyette birey yoktur halk vardır. Herkesin hak ve vicdan özgürlüğü vardır. Halk yöneticisini seçimle seçer. Siz ama bunu yavaş yavaş uygulamalısınız. İlk başta tek parti sonra zamanı geldiğinde çok partili sisteme geçmeniz gerekir. Ve ülkeniz laik bir ülke olmalıdır. Laiklik de demokrasinin bir parçasıdır. Artık halkı padişahın verdiği emirlerle değil hukukun hakikatın verdiği emirlerle yönetin. Herkes düşüncesini açıklayabilsin. Yandaşınız değil vatandaşınız olsun.

Sayfa 67 Türkiye’yi Laikleştiren Kanunlar
A. Aşağıdaki 3 Mart 1920 tarihinde çıkarılan kanunların gerekçeleriyle ilgili bazı görüşler verilmiştir. Her görüşü okuyarak tablodaki boşluklara bunun hangi kanuna dayanarak olabileceğini yazınız. Ardından, bu çıkarılan kanuna yönelik 4-5 cümlelik kendi gerekçesini yazınız.
a. “Bir milletin kültür ve milli eğitim siyasetinde milletin fikir ve duygu bakımından birliğni sağlamak için öğrenim birliği en doğru, en bilimsel, en çağdaş, ve her yerde yararları görülmüş bir ilkedir. Bir millet fertleri ancak bir türlü eğitim görebilir. İki türlü eğitim bir memlekette iki türlü insan yetiştirir. Bu ise his ve fikir birliğine ve dayanışma amçalarına tamamen aykırıdır.”

“Milletin genelinde beliren eğitim ve öğretim birliğinin zaman kaybetmeden uygulanması gereğini görüyoruz. Bu yolda gecikmenin zararları ve bu yolda istekele çalışmanın ciddi ve derin kazançaları hızlı karar v9ermenize neden olmalıdır.” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I, s. 347.)

b. “Memleketin genel hayatından orduyu siyasetten ayırmak ilkesi, Cumhuriyet’in daima önem verdiği bir temel noktadır. Şimdiye kadar izlenen bu yoldan cumhuriyet orduları, vatanın emin ve metin bekçisi olarak saygı ve kuvvet konumunda kalmışlardır.” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I, s. 348.)

c. “ Bunun gibi bağlı bulunmakla mutlu olduğumuz İslam dinini, asırlardan beri devam ede geldiği gibi bir siyaset aracı konumundan temizlemek ve yüceltmek gerekli olduğu gerçeğini görüyoruz. (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I, s. 348.)

d. “ Türkiye Cumhuriyeti dahilinde hilafet makamının bulunması Türkiye’yi iç ve dış siyasetinden iki başlı olmaktan kurtaramadı. Bağımsızlığında ve milli hayatında ortaklık kabul etmeyen açık ve gizli bile olsa ikiliye tahammülü yoktur. Yüz yıllardan beri Türk milletinin felaket sebebi ve bununla birlikte uygulamaları ve yaptığı antlaşmalarla bir Türk imparatorluğunun çökmesine sebep olan hanedanın halifelik sıfatı ardında Türkiye’nin varlığına etkili bir tehlike olacağı yaşanan tecrübelerle kesinlikle sabit olmuştur.”

Kanunun adı    Size göre kanunun çıkma gerekçesi
a    Farklı eğitim isteği.
b    Orduyla siyaset birbirine karıştırıldığı için.
c    Dini siyasete alet ettikleri için.
d    Osmanlı’nın bu yüzden çoktüğü ve birdaha olmaması için.


B. Mustafa Kemal 1 Mart 1924 tarihinde “...Milletin genelinde belirlenen eğitim ve öğretimin birliğinin zaman kaybetmeden uygulanması gereğini görğyoruz.” sözleriyle eğitim ve öğretimde birlik ilkesinin bir an bile zaman kaybedilmeden uygulanabilmesi istemiştir. Sizce Mustafa Kemal’in bu düşünceye ulaştıran etkenler neler olabilir?
Eğitimde zaman kaybetmek istemediği için.
C: 3 Mart 1324 tarihinde çıkarılan kanunları göz önüne aldığınızda bu kanunların bit bütün olarka hangi amaçla çıkarıldığını düşünüyorsunuz?
Ülkeyi diğer batı ülkeleri gibi çağdaş, uygar, demokratik bir hale getirmek için.

Sayfa 68 Çok Partili Hayat
A. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Atatürk’ün çok partili hayat ve yeni partilerin kurulmasıyla ilgi sözlerini bularak yazınız.
"Bugünkü manzaramız bir diktatorya manzarasıdır. Halbuki ben Cumhuriyeti kendi menfaatim için yapmadım. Hepimiz faniyiz. Ben öldükten sonra arkamda kalacak müessese bir istibdat müessesesidir. Ben ise milletime miras olarak bir istibdat müessesesi bırakmak ve tarihe o suretle geçmek istemiyorum".
2. Atatürk, çok partili bir hayata geçilmesini niçin istemiştir?
Herkesin düşünceleri aynı olmadığından Atatürk çok partili bir hayata geçilmesini istemiştir.
3. Atatürk’ün yeni kurulan siyasi partilerden beklentisi neler olmuştur?
Kendisine karşıt olmasını istemiştir.
4. Mecliste temsil edilen siyasi partiler sizce neyin göstergesidir?
Ülkenin çok partili hayata geçtiğinin göstergesidir.
B. Siyasal partilerin ülkeye ve demokrasiye katkıları neler olabilir? Düşüncelerinizi yazınız.
Çok partili hayat demokrasinin bir parçasıdır. Yeni fikirlerle ülke ilerlemesi için çok faydalıdır.
C: Aşağdıkai tabloya Atatürk’ün yaşadığı dönemde kurulmuş partilerle ilgili bilgileri doldurunuz. Bu partilerden herhangi birin seçerek aşağıdaki soruları cevaplayınız
Parti    Kuruluş Tarihi    Parti Kurucuları
Cumhuriyet Halk Fıkrası    9 Eylül 1923    Mustafa Kemal Atatürk
Terrakiper ve Cumhuriyeti Fıkrası    17 Kasım 1924    Kazım Karabekir
Rauf Orbay
Serbest Cumhuriyet Fıkrası    12 Ağustos 1930    Fethi Okyar

1. Demokrasinin geliştirilmesi açısından seçtiğiniz partinin politikalarında hangi değişiklikleri yapardınız? Programa neleri ekler veya neleri çıkarırdınız?
Chp’de ekonomiyi daha çok kendi elimizde tutmamız gerektiğini, ordunun üstünde durmamız gibi konuları programa ekletirdim.

Sayfa 69 Çağdaşlaşma Yolunda Hızlı Adımlar
A: Aşapıda Cumhuriyet Döneminde gerçekleştirilen bazı inkılaplar karışık olarak verilmiştir. Siz bu inkılapları tarih şeridi üzerindeki boşluklara kronojik sırayla yazınız. Ayrıca yazdığınız inkılabın gerekçe ve sonucunu da ilgili kutucuklara doldurunuz. Daha sonra da şema altındaki soruyu yanıtlayınız.
 Tüm bu inkılapların genel amacını düşündüğünüzde neler söyleyebilirsiniz? Düşüncelerinizi yazınız.
Bu inkılapların amacı ülkeyi batı devletleri gibi lail ve çağdaş bir devlet yapmaktır.

Sayfa 70 Mustafa Kemal’in Düşündükleri
Nutuk’tan alınmış aşağıdaki metni okuyunuz. 1, 2, 3 ve 5. soruları metinden yola çıkarak yanıtlayınız.
   Cumhuriyetçi ve yenilikçi olduklarını zannetirmek isteyenlerin yine bu bayrakla atılmaları, dini bağnazlığı coşturarak, milleti cumhuriyete, ilerlemeye ve yenileşmeye karşı kışkırtmak değilmiydi? Yeni parti, dini düşünce ve inançlara saygı perdesi altında: “ Biz hilafeti yeniden isteriz, biz yeni kanunlar istemeyiz, bize Mecelle yeterlidir; medreseler, tekkeler, cahil sofralar, şeyhler, müridler biz sizi koruyacağız, bizimle birlikte olunuz! Çünkü Mustafa Kemal’in partisi hilafeti kaldırdı..” diye bağırmıyor muydu? Yeni partinin slogan bu gerici haykırışlarla dolu değilmiydi?
...
   Ne oldu efendiler? Hükümet ve meclis olağanüstü tedbirler almayı gerekli gördü. Takrir-i Sükûn kanununu çıkardı. İstiklal mahkemelerini kurdu. Ordunun savaşa hazır 8-9 tümenini uzun zaman isyanı bastırmak üzere görevlendirdi. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası denilen zararlı siyasi kuruluşu kapattı.
                ( Nutuk, s. 603-604-606.)
1. Birinci paragrafta sizce hangi partiden söz edilmektedir?
Cumhuriyet Halk Fıkrası
2. Partideki bazı kişilerin halkı kışkırtma nedenleri nelerdir?
 Parçada geçtiği gibi “ Biz hilafeti yeniden isteriz, biz yeni kanunlar istemeyiz, bize Mecelle yeterlidir; medreseler, tekkeler, cahil sofralar, şeyhler, müridler biz sizi koruyacağız, bizimle birlikte olunuz! Çünkü Mustafa Kemal’in partisi hilafeti kaldırdı..”  bunlar kışkırtmanın sebepleridir.
3. Partinin bazı temsilcileri, yeniliklere karşı neleri savunuyorlar?
Hilafeti, saltanatı.
4. Birinci paragrafta bahsedilen parti sloganlarının etkisiyle hangi ayaklanma çıkmıştır?
Takrir-i Sükûn Kanunu, Şehy Sait İsyanı.
5. Nutuk’ta ayaklanmayla ilgili hangi önemlerden bahsedilmektedir?
İstiklal Mahkemeleri, Takrir-i Sükûn Kanunu ve isyanı bastırmak için sekiz dokuz tümen görevlendirmesi.
7. Sizce Mustafa Kemal, Terrakkiperver Cumhuriyet Partisi ve isyanla ilgili değerlendirmeleri neden Nutuk adlı eserine almış olabilir?
Nutuk adlı eser bu konular üzerine yazıldığı için.
8. Türkiye, çıkan isyanı bastırmaya çalışırken, hangi sorunu kendi isteğine uygun olarak çözümleyememiştir?
Kendilerini cumhuriyetçi gösterdikleri, bayrak altına sığındıkları için çözümleyememiştir.
9. Demokrasilerde çok partili siyasal yaşam esastır. Bunu rağmen Cumhuriyet Döneminin ikinci partisi olan Terrakkiperver Cumhuriyet Partisinin kapatılmasını çıkan olayları düşünerek değerlendiriniz.
Partinin kapatılması isyanlara ve görüşlerine bağlıdır. Doğru bir karar alınmıştır.

Sayfa 71 Denizciliğimiz
A. Aşağıda verilen cümlelerden doğru olanların başına D, yanlış olanların başına Y harfi koyunuz.
(Y)  1. Cumhuriyet Döneminden önce denizcilik işleri Türkler tarafından yürütülüyordu.
(D)  2. Cumhuriyet Döneminde limanü tersane ve gemi yapımına önem verildi.
(Y)  3. Cumhuriyet sonrasında deniz ticaretiyle ilgili birçok kurum ve kuruluşun yabancıların elinde kalmasına izin verildi.
(Y)  4. Cumhuriyetle birlikte kendi karasularımızda deniz taşımacılığı yapma hakkı yabancılara tanındı.
(D)  5. Cumhuriyet sonrasında denizcilikle ilgili her türlü iş ve işlem bir bütün olarak ele alındı.
(D)  6. Denizcilik; taşımacılık, ticaret, spor ve güvenlik alanlarıyla ilgili bir daldır.
(D)  7. Kabotaj, yabancı ülkelerin dayatmaları sonucu çıkarılmış bir kanundur.
(Y)  8. Ülkemizde denizcilik iş ve işlemlerini yürüten bir bakanlık bulunmaktadır.
(D)  9. Her türlü denizcilik işlerinin Türklerin eline geçmesi günümüzde “Denizcilik ve Kabotaj Bayramı” olarak kutlanmaktadır.
(Y)  10 . Kabotaj Kanunu sayesinde, deniz taşımacılığı ve ticaretiyle uğraşan Türk vatandaşları, avantajlı bir duruma gelmişlerdir.
(D)  11.Kabotaj Kanunu, Türkiye’nin millî iktisat anlayışına uygun olarka çıkarılmıştır.
(D)  12. Deniz filoları ve deniz taşımacılığı bir ülkenin ekonomisi açısından önemlidir.
(Y)  13. Ülkemiz kendi karasularında  güvenliği sağlamakla ancak buralarda deniz ticareti uluslararası bir komisyonca kontrol edilmektedir.

B. Kabotaj Kanunu’yla elde edilen kazanımlardan hareketle Türklerin 1926 yılı ve önce ve sonrasında denizcilikte haklarını karşılaştırınız.
1926 Öncesi
•    Yabancı gemilere Türk karasularında ve limanlarda ticaret yapma izni verildi.
•    Osmanlı kabotaj hakkına sahip değildi.
•    Gemiler hep yabancıydı.
•    İşletim yabancıların elindeydi.

1926 Sonrası
•    Kabotaj hakkı verildi.
•    Kanunlar çıkarıldı.

Sayfa 72 Gazi Mustafa Kemal’e Telgraf
   Mustafa Kemal Atatürk, kendisini düzenleyen suikast girişiminden sonra ülkenin her yerinden, vatandaşların duygularını dile getirdikleri binlerce mektup ve telgraf almıştır. Siz de Mustafa Kemal’e, onun yolundan yürüyeceğinizi, cumhuriyete, çağdaşlaşmaya, ilke ve inkılaplara sonsuza kadar bağlı kalacağınızı bildiren, girişilen suikasttan dolayı üzüntü ve duygularınızı içeren bir telgraf yazınız.
 Sayın Paşam
Başınızdan geçen olay için içten geçmiş olsun dileklerimi kutlarım. Bu ülke bu halk size minnettar. Ama bazıları nankör.  Bu olayda görüldüğü gibi. İlke ve inkılaplarınız, kurduğunuz yeni devlet yeni nesile emanet. Padişahın ailesine değil. Size bunlardan dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunar ilke ve inkılaplara hayatımın sonuna kadar bağlı kalacağıma and içerim. Saygılar...
   
   Suikast girişiminden sonra Atatürk’ün, o günlerde, kendisine gönderilen mektup ve telgraflara genel bir cevap niteliği taşıyan aşağıdaki demecini okuyunuz. Bununla ilgili soruyu yanıtlayınız.
   “Sonuçsuz bırakılan öldürme girişimi nedeniyle topluluklardan, kuruluşundan, görevlerinden, komutanlardan, subaylardan, milletvekillerinden, bütün arkadaş ve vatandaşlarımdan aldığım, içten üzüntülerini dile getiren mektuplar ve telgraf yazılarından doyalı çok duygulandığımı belirtir, onalra teşekkürlerimi sunarım.
   Alçak girişimin benim kişiliğimden çok, kutsal cumhuriyetimize ve onun dayandığı yüce ilkelerimize yönelmiş bulunduğuna kuşku yoktur. Bu nedenle genelde gösterilen duygularla cumhuriyet ve ilkelerimize olan bağlılığın ne derece sonsuz olduğuna bir kez daha inandım. Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman çocuklarından oluşan büyük ordumuzun vicdanında akıl ve bilincinde kurulmuş olan cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan bir ilkelerimizin bir vücudun yok edilmesi ile bozulabileceği görüşünde bulunanlar çok zayıf dimağlı talihsizlerdir...”
(Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, s. 706.)
   Mustafa Kemal, demecinde suikast girişimini nasıl değerlendirmiştir?
Atatürk bu saldırıyı kınamış ve mektuplarla Türk halkının ona bağlılığını bir daha anlamıştır.

Sayfa 73 Nutuk’u Anlamak
   Aşağıdaki metin Nutuk’un Almanca çevirisinde yer alan ön sözden alınmış bir bölümdür. Metni okuyarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.
 Ön Söz
“ Bu söylevin şekli ve kapsamı gibi içeriği de olağanüstü olup yüzlerce yıllık Türk tarihi ve konuşmacının halkının yönetimini ele almak ve onu zillet ve yıkıntıdan çıkarıp özgürlük ve yüceltmeye götürmek üzere kendisini görevlendirilmiş hissettiği günden itibaren yaptığı çalışmalar hakkında bilgi vermektedir. Dış tehlikenin uzaklaşmış ve içeride köktenm önlemlerle yeni bir geleceğin temellerinin atılmış olduğu bugün, Mustafa Kemal Paşa halkına, yeni Türkiye’nin nasıl olmuş olduğunu hangi esaslar üzerine kurulmuş oldupunu ve geleceğe hangi yollara ulaşılması gerektiğini göstermek zorunluluğunu hissetmişti.”
(Zeki Cemil Arda, Atatürk’ün Büyük Nutuk’unun Almanca Çevirisinde Yer Alan Ön Söz)

1. Nutuk niçin Almancaya çevrilmiş olabilir?
Nutuk dünya çapında bir kitap olduğu için.
2. Ön Söz’de Atatürk’ün hangi özelliklerinden söz edilmeketedir?
İleri görüşlüğü ve çağdaşlığı
3. Ön Söz’e göre Nutuk, hangi konularda bilgi vermektedir?
Zorlukları ve çaresizliği
4. Atatürk, Nutuk’u hangi amaçla yazmıştır?
O günleri anlatmak ve yeni nesile ışık tutsun diye yazmıştır.
5. Nutuk’ta yer alan konu başlıklarını inceleyerek Nutuk’un hangi konualrı kapsadığını yazınız.
Nutuk 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Samsun’dan TBMM’nin açılışına kadar olan kısmdır. İkinci bölüm TBMM dönemidir. Üçüncü bölüm Cumhuriyet bölümüdür.
6. Nutuk’un ön sözünü siz hazırlayacak olsanız bu bölümde neler yazardınız?
O günlerin zorluğunu, yeni nesilin görevlerini, ilke ve inkılaplara bağlılığın önemini yazardım.
Sayfa 74 Atatürk’e Göre Eğitim
A. Aşağıda 1, 2 ve 3. soruların her biri için Atatürk’ün sözleri yer almaktadır. Bu sözleri okuyarak ilgili soruları cevaplayınız.
1. “En önemli, en esaslı nokta eğitim meselesidir. Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüce bir sosyal toplum olarka yaşatır veya bir milleti esaret ve yoksulluğa ter eder.” (Atatürk’ün Eğitimle İlgili Düşünceleri, s. 117.)
Mustafa Kemal Paşa’ya göre eğitimin toplum yaşamında nasıl bir rolü vardır?
Atatürk için en önde gelenlerdendir. Milleti esaret ve cahillikten kurtarır.
2. “ Bugün hepimizin en önemli ve en verimli görevimiz millî eğitim işleridir. Millî eğitim işlerinde kesinlikle başarı olmak gerekir ve olacağız. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu şekilde olur.” (Atatürk’ün Eğitimle İlgili Düşünceleri, s. 119.)
Sizce Mustafa Kemal Paşa, bir milletin kurtuluşunu millî eğitimde görmüştür?
Eğitimin milleti özgür, bağımsız, çağdaş bir toplum yapacağı için
3. “Okul, genç beyinlere, insanlığa saygıyı, millet ve memlekete sevgiyi, özgür yaşamayı, onuru, bağımsızlığı, öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman, onu kurtarabilmek için izlenmesi uygun en güvenli yolu belletir. Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların, aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer çalışkan bilgin olmaları gerekir. Bunu da sağlayacak yine okuldur.” (Atatürk’ün Eğitimle İlgili Düşünceleri, s. 223, 225.)
Mustafa Kemal Paşa’ya göre okullarda eğitim öğretim gören kişiler hangi özellikleri kazanmalıdırlar?
Saygıyı, millet ve memlekete sevgisi, özgür yaşamayı, onuru, bağımsızlığı kazandırır.
B. Tabloyu inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Tablo 1: Okul ve Öğrenci Sayıları
Yılı    Okul sayısı    Öğrenci sayısı
1923-1924    4989    348.687
1937-1938    6908    859.798
2003-2004    52.000    18.678.262
2005-2006    54.953    20.442.401

Maarif İstatistikleri 1937-1938, No:145, s.II; MEB
1. Öğrenci sayısında yıllara göre nasıl bir değişim görüyorsunuz? Bu değişim okul sayısını nasıl etkilemektedir?
Okul ve öğrenci sayısı giderek artmıştır.
2. Tabloyu dikkate alarak eğitim alanındaki gelişmeleri yorumlayınız.
Bu artışla ülkemiz okur yazar olmuş, bilimsel alanlarda ilerlemiştir.

Sayfa 75 Tarihimi ve Dilimi Araştırıyorum
   “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
(Utkan Kocatür, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s.281.)
Atatürk’ün Türk tarihinin araştırılmasına verdiği önemi düşünerek yukarıdaki sözü açıklayınız.
Bu şekilde genç geçmişini tanıyıp o ceseretle büyük işlere imza atacak.
2. Türk Tarih Kurumunun www.ttk.gov.tr İnternet sayfasına giriniz. İnternes sayfasından yararlanarak aşağıdaki tablodaki boşlukları doldurunuz. Tablonuza bir isim veriniz.
Projeler    Başlangıçtan Günümüze Türk Dünyası Tarihi Projesi, Türkiye'nin Sosyal ve Kültürel Tarihi Projesi, Yurtdışındaki Tarihî Türk Eserlerinin Tespiti Projesi

Bilimsel toplantılar    İdil-Ural Sempozyomu, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi I. Uluslararası Tarih Sempozyomu
Yeni çıkan yayınlar    Avrasya Türkologları Sözlüğü, Tarih Araştırmalarında Usûl

3.                               
                 DAĞARCIĞINIZA HER GÜN İKİ SÖZ
                 e-POSTANI BİLDİR HER GÜN İKİ KELİME ADRESİNE GELSİN

Türk Dil Kurumu, elektronik posta adresini bildiren herlese günde iki   kelimeyi, anlamı ile birlikte ücretsiz olarka gönderiyor.

   “Dağarcığınıza Her Gün İki Söz” uygulamasından yararlanmaya ne dersiniz? Türk Dil Kurumunun www.tdk.gov.tr İnternet sayfasına giriniz. Dağarcığınıza Her Gün İki Söz bağlantısını tıklayarak e-posta adresinizi gönderiniz. E-posta adresinize Türk Dil Kurumunun gönderdiği iki kelimeyi aşağıya yazıınız.
   O hizmet artık hizmet vermiyor
Sayfa 76 Kubilay Anıtı
A. 1 ve 2. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.
Nadir Nadi’nin Babası Yunus Nadi’ye Mektubu
“ Şu cumhuriyet kurbanı Kubilay adını Cumhuriyet gazetesi bir anıt yapma girişiminde bulunsa nasıl olur dersiniz? Bir milletin medeni seviyesi ancak o milletin duyduğu heyecanların güzelliği ile ölçülür. Heyecan olmayan bir şeyde hayatın ne manası var? Bir asker vazifesini yaparken, yani Cuhmuriyet’i korurken kafası kesiliyor. Önümüzdeki vaziyette cumhuriyet millete pekâlâ hâkim olabilir. Yapılacak iş şudur: Menemen’de Kubilay’ın öldürüldüğü yerde muhteşem bir anıt dikmek ve bu eserin vücuda gelebilmesi için bütün vatandaşları ve özellikleri Menemenlileri ve izmirlileri katılıma davett etmek...”
(“Menemen’de Kubilay Namına Cumhuriyet Abidesi Yapılack”; Bir gazete haberi, 11 art 1931.)
1: Nadir Nadi, neden Kubilay adına bir anıt dikilmesini istemiştir?
Çünkü bir milletin medeni seviyesi ancak o milletin duyduğu heyacanla güzelliği ile ölçüldüğü için.
2. Kubilay Olayı’na bir Türk gencinin tepkisini ve Kubilay adına anıt dikilmesi isteğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gençlerin tepkisi olumdur. Bencede çok güzel bir fikir.
B. Kubilay Anıtı’nı yaptırmak için kurulan komisyon bir proje yarışması düzenlemiştir. Heykeltıraş Ratip Aşir’in projesi kabul edilerek anıtın yapımı 1934 yılında tamamlanmıştır. Siz de Kubilay Anıtı’nın fotoğrafını bularak yandaki kutucuğa yapıştırınız.
1. “İNANDILAR, DÖVÜŞTÜLER, ÖLDÜLER, BIRAKTIKLARI EMANETİN BEKÇİLERİYİZ.”
(Kubilay Anıtı’ndaki kabartma harflerle yazılan yazı)
Anıt üzerinde bulunan yukarıdaki söz hakkında düşünceleriniz yazınız.
Onların bizim için savaştığını ve bu vatanı bize emanet  . Bizde bu vatanın bekçileriyiz.

2.Kubilay anıtı üzerine Kubilay ve olayda şehit edilenlerle ilgi bir söz yazsaydınız, ne yazardınız?
“Ölüp gibi yeniden dirilmeyide biliriz.”

Sayfa 77 Cumhuriyetten Günümüze Şehrimiz
1. Yaşadığınız ilin veya ilçenin şehir merkezini, cumhuriyetin ilk yıllarına ve günümüze ait fotoğraflarla tanıtınız. Tablodaki üst bölüme gotoğrafları yapıştırınız. Tablodaki alt bölümde ise süreç içinde yaşadığınız yerin değişimini mimarlık ve şehir planlaması açısından değerlendiriniz.
Cumhuriyet döneminde Ankara gelişmemiş kayalık bir şehirdi. Ama günümüzde çok gelişmiş ve merkezi bir şehir haline gelmiştir.
2. Şehrinizde yer alan Atatürk Anıtı’nın fotoğrafını sol sütüna yapıştırınız. Sağ sütüna anıtla ilgili istenen bilgileri yazınız.

Nerede yapıldı?: Ankara Ulus’ta
Ne zaman yapıldı?: 1925 yılında başlanıp 24 Kasım 1927 yılında buraya konulmuştur.
(Not: Meydan çalışması nedeniyle bir kere yeri değiştirilmiştir.)
Kim tarafından yapıldı?: Avusturyalı sanatçı Heinrich Krippel tarafından yapılmıştır.
Anıt hakkındaki düşüncelerim: Anıtın işçiliği çok güzel. Kurtuluş Savaşı’nı çok güzel temsil etmiş

.Sayfa 78 Çağdaş Bilim Kurumları Üniversitelerimiz
   Ataütrk, 1937 yılında “büyük dava” olarak nitelediği Türkiye çapındaki üniversiteleşme programını Türk milletinin en uygar, en mutlu millet olması yolundaki temel proje olarak ele almıştır. Bu konuda şunları söylemiştir.
   “Bu, yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde temeli bir inkılap yapmış büyük Türk milletinin idealidir. Bu ideali en kısa bir zamanda başarmak için, fikir ve hareketi beraber yürütmek mecburiyetindeyiz. Bu girişimde başarı ancak, süreli bir plânda ve en rasyonel tarzda çalışmakla mümkün olabilir. Bu sebeple, okuyup yazma bilmeyen tek vatandaş bırakmamak memleketin büyük kalkınma savaşının ve yeni çatısının isteği teknik elemanlar yetiştirmek memleket davalarının ideolojisini anlamak, anlatacak, nesilden nesile yaşatacak gert ve kurumlar yaratmak işte bu önemli hedefleri en kısa zamanda temin etmek, Maarif Vekâletinin üzerine aldığı büyük ve ağır mecburiyetlerdir.
   İşaret eğitim hedefleri, Türk gençliğinin zihninde ve Türk milletinin şuurunda daima canlı bir halde tutmak, üniversitlerimize ve yüksek okullarımıza başlıca görevidir.”
(Burhan Göksel, “Atatürk’ün Eğitim Hakkındaki Görüşleri ve Misak-ı Maarif”)
1. Atatürk , üniversitelşme progrmını neden “büyük dava” olarak nitelemiş olabilir?
Eğitimi önem verdiği için olabilir.
2. Atatürk’ün idealini hayata geçirmesinde üniversitelerin rolü nedir? Düşünceleriniz yazınız.
Memleketi kalkındıracak, anlatacak, davaların ideolojisini anlayacak insanlar yetiştirmek.
ÜNİVERSİTEMİZ
Çevrenizdeki bir üniversitenin İnternet sayfasından yararlanarak aşağıdaki tabloyu doldurunuz.

Üniversitemizin kuruluş yılı: 1926
Üniversitemizin birimleri: Tıp • Eğitim • Fen Edebiyat • Hukuk • Mühendislik • Mimarlık • Eczacılık • Güzel Sanatlar  • Diş Hekimliği • İletişim • Sanat ve Tasarım • Sağlık Bilimleri • Teknoloji • Turizm
Üniversitemizin bilimsel proje ve çalışmaları: Tıp alanındaki çalışmalar

Sayfa 79 Sağlık Kurumlarımız
Sağlık Bakanlığının İnternet adresinden ve yararlanarak aşağdaki soruları cevaplayınız.

Ne zaman kuruldu?: 1923 yılında
Kuruluş amacı: Toplumun hayatını bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan tam iyilik hâli içinde sürdürmesini sağlamak için fert ve toplum sağlığını korumak ve bu amaçla ülkeyi kapsayan plan ve programlar yapmak, uygulamak ve uygulatmak, her türlü tedbiri almak, gerekli teşkilatı kurmak ve kurdurmak için kurulmuştur.
Faaliyetleri: Veremle savaş, kanserler savaş vs.
Atatürk’ün sağlık ile ilgili görüşleri: Sağlık ve sosyal yardım hususlarında takibettiğimiz gaye şudur: Milletimizin sıhhatinin korunması ve takviyesi, ölümün azaltılması, nüfusun arttırılması, bulaşıcı ve salgın hastalıkların etkisiz hale getirilmesi, bu suretle millet fertlerinin dinç ve çalışmaya kabiliyetli bir halde sıhhatli vücutlar olarak yetiştirilmesi... 1922 (Atatürk’ün S.D. I, S. 217)

1. Cumhuriyetin ilk yıllarında faaliyete bulunan sağlık kurumlarından bir tanesi hakkından araştırma yaparak bu kurumun, nerede, ne zaman ve hangi amaçla kurulduğunu yazınız. Çalışmaları hakkında bilgi veriniz.
Kızılay 1868 yılında faaliyetlere başlamıştır. Temel ilkeleri olan insanlık, ayrım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık, hayır kurumu niteliği, birlik ve evrensellik çerçevesinde çalışan bir yardım kuruluşudur. Personelinin bir kısmı gönüllü olarak, bir kısmı ise maaşlı olarak çalışır.
2. Toplum sağlığının korunması için neler yapılmalıdır? Bu konuda devlete ve vatandaşlara düşen görevler nelerdir?
Kızılay gibi kuruluşlarla devlet yardımıyla halkı bilinçlendirmelidir. Vatandaşlarda bu uyarıları dikkate almalıdır.

Sayfa 80 İstatistik Okuyoruz
   Aşağıdaki “Nüfus ve İstihdam İstatistiği” tablosunu inceleyiniz. Tablo 1’deki verileri de dikkate alarak soruları cevaplayınız.
Yıllar    Toplum Nüfus *000    Tarım Sektöründe Çalışan
Nüfus *000
1927    13.648    10.342
1935    16.158    12.355
1940    17.820    13.474
1945    18.790    14.103
2000    67.420    7.103
2002    69.626    7.618
2003    70.363    7.165
2004    71.152    7.400
2005    72.065    6.493
2006    72,974    5.932*

                                   Kaynak: TÜİK, DPT
                              * 2006 Yılı Kasım ayına kadar
•    Yukarıdaki sayılara (000) ekleyiniz.
1. Toplam nüfus ile tarım sektöründe çalışan nüfus 2006 yılına kadar nasıl bir değişim göstermiştir?
Toplam nüfus artmış tarım sektörü azalmıştır.
2. Toplam nüfus artarken tarım sektöründe çalışan nüfusun azalmasının sebepleri neler olabilir?
Tarımdan sanayileşmeye geçtiğimiz için.
3. Sizce, toplam istihdamda tarımın payının azalması tarımda üretimi nasıl etkilemiş olabilir?
Üretimde düşüş yaşanmıştır. Ürünler pahalanmıştır.

Sayfa 81 Onuncu Yıl Nutku
1. Aşağıdaki tabloda, Onuncu Yıl Nutku’ndan alınan bölümleri okuyunuz. Bu bölğmlerde Ataütrk’ün gösterdiği hedefleri ve bu hedefler doğrultusundan yapılan inkılapları yazınız.
Onuncu Yıl Nutku’ndan    Gösterilen Hedef    Yapılan İnkılaplar
“...Fakat yaptıklarımızı asla yeterli görmeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve en medinî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.
   Bunun için, bizce zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asırımızın sürat ve hareket kavramına göre düşünülmelidir. Geçen zamana oranla, daha çok alışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da başarılı olacağımıza şüphem yoktur.”     Yaptıklarımızla yetinmemeyip çağdaş batı devletlerinin seviyesine gelmek için çok çalışmak.    Türk Dil Kurumu
“Şunu da önemle belirtmeliyim ki, yüksek bir insan olan Türk milletinin tarihi bir neliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.
   Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorgunluk bilmeyen çalışkanlığını, yaradılıştan sahip olduğu zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu devamlı olarak ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek milli idealimizdir.    Güzel sanatları sevmek, yorulmak bilmeyen bir karakter olmak, ilme bağlı olmak.    Medreselerin kaldırılması
   “Bugün, aynı inanç ve kesinlikle söylüyorum ki, milli idale tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük olduğunu bütün medenî dünya, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır.
   Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî ve büyük medenî kabileyi, bundan sonraki gelişmesi iele geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.”        Türk Tarih Kurumu
1. Onuncu Yıl Nutku’nda Mustafa Kemal Paşa’nın hangi kişilik özelliklerini görüyorsunuz?
Vatanseverliğini, mantıklılığını, ileri görüşlülüğünü görüyorum.
2 Mustafa Kemal Paşa Onuncu Yıl Nutku’nda Türk milletinin hangi özellikleri üzerinde durmuştur?
Cesareti, vatanseverliliği ve azmi.

Sayfa 82 Düşündüğümü Yapabiliyorum.
   Aşağıdaki metinleri okuyunuz. Ardından soruları cevaplayınız.
   1924 yılı bütçesine de, spor için Atatürk’ün talimatlarıyla 50.000 Tl ödenerek konulmuştur. Yine 1924 yılında yayımlanan Köy Yasası, köylerde “nişan alma, cirit, güreş” gibi köy oyunlarını özendirici hükümlere yer vermiştir.
   Atatürk’ün ölümü üzerine dönemin en ünlü spor gazetesi L’Auyo (Fransa)’da yayımlanan makale aynen şöyledir: “...Dünyada ilk defa beden eğitimini zorunlu kılan devlet adamıydı. Söylev ve kâğır üzerinde kalmayan icraatlarıyla, stadyumlar ve spor tesisleri yaptırdı. Döneminde Türkiye’de spor gittikçe artan önem ve değer kazandı.”
   Atatürk, her alanda olduğu gibi sporda da bilim yolundna ayrılmamayı tavsiye ederken, sporun önemi üzerinde de durmuş ve ona yeni bir benlik kazandırmıştır. “Müspet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar, beden terbiyesinde de kabiliyeti arttırmış ve yükselmiş olan erdemli, kuvvetli bir nesil yetiştirmek, ana siyasetimizin açık dileğidir.” Sözleriyle de bunu kanıtlamıştır.
   Atatürk, sanatın tarifini şöyle yapmaktadır: “Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu ifade sözle olursa şiir, ezgi ile olursa musiki, resim ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık... olur.”
   Atatürk’ün müziğe tutkunluğu o kadar fazladır ki savaş meydanlarında bile fırsat bulduğunda mızaka bandosu çaldırarak askerin mmoralini düzeltmiştir. Kurtuluş Savaşı sırasında da Atatürk, Ankara’Da bir bandonun oluşturulmasını istemiştir. Bu bando her hafta çeşitli marşları meydanda, halk huzurumda çalarak insanlarda mücadele ruhunun uyanmasında etkili olmuştur.
   Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının temelleri Atatürk döneminde atılmıştır.
   1936 yılında İstanbul’da Balkan uluslarıyla oluşturulan doslut doğrultusunda Türk folklaır ekiplerinini de katıldığı Balkan Festivali düzenlenmiştir. Opera, tiyatro, müzik, resim, el sanatları, sinema, edebiyat, heykeltıraş, mimari sanatlarından toplumun millî benliğini kaybetmeden kültürel yaşntısından çağdaş değişiklikler yapmayı esas kabul eden Mustafa Kemal Atatürk, sanatın ve sanatçının koruyucusu olmuştur.
                                                                                        www.gsgm.gov.tr
1. Yukarıdaki örnek olayları da göz önünde bulundurarak Cumhuriyet döneminde sanat ve spora yönelik bakış açısını tabloya yazınız. Günümüzde sanat ve spora yönelik bakış açısını kendi gözlemlerinize dayanarak tabloya yazınız.

        

    Cumhuriyet Dönemi    Günümüz
Sanat    Bu dönemde Atatürk sayesinde sanata önem verilmeye başlanmıştı.    Sanat okulları açıldı. Ve sanata önem veriliyor.

Spor    Bu dönemde sporla ilgilenme yoktu. Çünkü savaştan yeni çıkılmıştı. Ama bütün bunlara rağmen Atatürk sanat gibi sporada çok önem vermiştir.    Spor okulları var. Okullarda beden eğitimi dersleri var. Ve spora ülkemiz çok önem veriyor.

2. Atatürk’ün öğretmenlere hitaben söylediği: “Yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askerî, siyasi, ve idari inkılaplar, sizin, saygıdeğer öğretmenler, sizin toplum yaşayışı ve düşünce inkılabındaki başarınızla güçlenektir. Hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür kuşaklar ister.’ (1924, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, s.606.) sözü size neyi ifade etmektedir? Açıklayınız.
Atatürk’ün yeni nesilden zeki çalışkan bağımsız bir nesil olmalarını istemesi.
3. Düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı bir ülkede yaşasaydınız ne gibi sorunlar yaşardınız?
Düşüncemi ifade edemezdim. Onların bağnazlığını kabul etmek zorunda kalırdım.
4. Sizce, düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı bir toplumda sanat ne kadar gelişim gösterebilir? Açıklayınız.
Sanat farklı düşünceleri gösterir. Düşünceleri göstermeyen bir ülkede sanat olmaz.

Sayfa 83 Görelim, Unutmayalım
Aşağıdaki afişleri inceleyerek soruları cevaplayınız.
1. Yukarıdaki afişler hangi kurumlar tarafından yayımlanmıştır?
Türkiye Silahlı Kuvvetleri, UNFPA
2. Sizce afişlerin vermeye çalıştığı mesaj nedir? Afişlerdeki resim ve metinleri yorumlayınız.
Kadına şiddete uygulamamalıyız. Onları korumalıyız.
3. Afişlerin hedef kitlesi kim olabilir?
Kadınlara şiddet uygulayanlara.
4. Mustafa Kemal Paşa’nın “Kadınlarımız erkeklerden daha çok aydın, daha çok verimli, daha çok bilgi olmak zorundadır.” sözünden ne anlıyorsunuz?
Kadınlarımıza önem vermemiz gerektiğini, onları korumamız gerektiğini.
Sayfa 84
5. Aşağıdaki kutuya, yapacağınız araştırmalar ve derste öğrendiklerinizin ışığında aşağıdaki konu başlıklarından birini ele alarak afiş, resim, kompozisyon veya şiir çalışması yapınız. Yaptığınız çalışmaya bir başlık koyunuz.
(Çalışmanızı sınıfta arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz).
•    Ülkemizde ve dünyada kadınların sosyal ve siyasal haklarını kazanmaları
•    Kadının, aile ve toplumdaki konumunun değişim süreci

                                                    Kırmızı Gül
Kadınlar kırmızı bir güldür,
Dikeni batmaz.
Tartışmalar kavgayla,
Şiddetle son bulmaz.

Sayfa 85 İyi Bir Gelecek İçin
A. Eğitim göremeyen bir çocuğun duygularıyla yazılmış aşağıdaki metni oluyarak ilgili soruları cevaplayınız.
Sayfa 86
1. Önceki sayfada yer alan kompozisyonda eğitimle ilgili ne tür sorunlardan bahsedilmektedir?
Okulun küçük olması, okulda tek bir sınıf olması, geçim sıkıntısından okula gidememe sorunlarından bahsedilmektedir.
2. Kompozisyonda çocuğun eğitimle ilgili hangi hakları dile getiriliyor?
7 yaşına gelen her çocuğun okula gitme hakkından.
3. Size Millî Eğitim Bakanı olma fırsatı verilse eğitim sorunlarını çözmek ve gelecek nesillere daha iyi bir eğitim ortamı bırakmak için neler yaparsınız?
Devlet hazinesiyle bütün okulların tadilatını, ihtiyaçlarını karşılarım. Son teknolojiyle sınıfları donatırım.
B. Mustafa Kemal’in önderliğinde TBMM’de kabul edilen, Tevhid-i Tedrisat Kanun ile öğretimde birlik sağlanmıştı. Bu kanunla cinsiyet farkı gözetilmeksizin eğitimde fırsat eşitliği getirildi. Böylece kızlara da eğitimin kapıları açıldı.
   Mustafa Kemal Paşa, kadınların eğitimi ile ilgili düşüncelerini şöyle açıklamıştır;
   “Bir yandan genel olan bilgisizliği yok etmeye çalışmakla beraber, diğer yandan sosyal hayatta bizzat çalışkan ve verimli elemanlar yetiştirmek gerekir. Buda ilk ve ortaeğitimin uygulamaları bir şekilde olmasıyla mümkündür. Ancak bu sayede sosyal toplumlar iş adamlarına, sanatkarlarına sahip olur. Ancak millî dehamızı geliştirmek, kültürlerimizi layık olduğu düzeye oluşturmak için yüksek meslek sahiplerinide yetiştireceğiz.
   Bayanlar, baylar! Kesinlikle bilmeliyiz ki iki parça olarak yaşayan milletler çok zayıfdır, hastadır. (1922) Yeni Türkiye’nin Milli Eğitim programında kadın ile erkeğin aynı derecede öğrenim görmesi kararlaştırılmıştır.  “...Kadınlarımızın yetiştireceği fedekâr, ilerlemiş çocuklarla geleceğimizin ne kadar parlak olacağını düşünüyorum.” (1923)
                                                              (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri. s. 389.)
1. Mustafa Kemal Paşa, yeni kurulan devlette neden kadın ve erkeğin eşit düzeyde eğitim görmesini istemiştir?
Kadınların da erkekler gibi okuyup ülke çıkarları için çalışması için.

Sayfa 87 Bizim Haklarımız
A. Aşağıdaki tarih şeridini inceleyerek soruları yanıtlayınız.

Tablo 1: Kadın Haklarının Dünyada ve Ülkemizde Tarihsel Gelişimi

1. Yukarıdaki tabloya bakarak ülkemizde kadın hakları konusunda atılan adımları ve dünyada kadın halkları konusundaki gelişmeleri değerlendiriniz.
Kadınlar yıllar ilerledikçe haklarını kazanmış ve erkek kadın ayrımı ortadan kalkmıştır.
2. Sizce, 1926 yılında yürürlüğe giren Medeni Kanun neden 2002 yılında değişmiş olabilir?
Daha iyi bir kanun yürürlüğe girmiş olabilir.
B. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Kadınların başta siyaset olmak üzere, tüm karar alma süreçlerine aktif katılımları toplumların gelişmişlik düzeyini nasıl etkiler?
Ülkenin siyasi ve çağdaşlık anlamda gelişmişliğini gösterir.
2. Türkiye’de değişik yıllarda TBMM’de yer alan toplam milletvekili ve kadın milletvekili sayısı:  
Yılı:              Milletvekili Sayısı:             Kadın Milletvekili Sayısı:       Yüzdesi:
1935                       395                                           18                                     4,6
1950                       487                                            3                                       0,6
2002                       550                                           24                                     4,4
2007                       550                                           50                                       9


   Son yıllarda kadınların siyasete katılımındaki değişimin sebep ya da sebepleri ne olabilir?
Kadınlarında parlementoda söz sahibi olmak istemesi.
3. Günümüzde Türk kadınının medeni hukuka göre sahip olduğu haklar nelerdir? Sizce önemli olanları yazınız.
Eğitim hakkı, oy kullanma hakkı ve kendi soyadını kullanabilmesi gibi haklar.
4. Yeni Türk Medeni Kanunu, toplumda kadının insanca, uygarca ve eşit yaşanmasına yönelik neler getirmiştir?
Kadınları erkekle eşit yapıp erkeklerin bütün haklarını kadınlarada vermiştir.
5. Kadının, hayatını, ailede, sosyal çevrede, devlet dairelerinde ve uluslararsı üzeyde etkileyen siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmeleri değerlendirerek aşağıdaki sorunlara yönelik çözüm yollarını öneriniz.
Kadın ve ekonomi: Kadınlar artık ekonomiye dahil olmaya başladı. Bu sayı daha da arttırılabilir.
Kadın ve eğitim: Kadınların hemen hepsi artık okuma yazma biliyor. Okula gidemeyen kız çocuklarıda var. Böyle ailelere ağır cezalar verip gözlerini korkutmalı ve çocuklarını okula göndermeli.
Kadın çevre ve sağlık: Yardıma muhtaç kadınlar devlet sayesinde sağlık sorunlarını giderebilir.
Karar alma mekanizmalarında kadın: Artık kadınlar parlementoda, iş yerlerinde vs. gibi yerlerde artık fikirlerini söylüyor kararlara etki ediyor.
Kadının hakları: Kadınlar erkeklerle eşittir. Ama bazı yobaz insanlar kadının haklarını çiğniyor ve onlara şiddet uyguluyor. Devlet böyle mağdur insanlara yardım etmeli.
Kadın ve medya: Medyada artık kadınlarda var. Ama bazı haberler kadınlarla ilgili asparagas haber yapıyor ve gururunu rencide ediyor. Böyle habercilere ceza verilmeli

ÜNİTE 5: Atatürkçülük

Sayfa 94 Zihin Haritasını Tamamlayalım
a. Aşağıda, Atatürkçülük kavramından yola çıkarak yarısı tamamlanmış bir zihin haritsı görülmektedir. Zihin haritasındaki boşlukları uygun bilgilerle tamamlayınız.
b. Atatürkçülük konusunda eklemek isteiklerinizi zihin haritanızı genişleterek ilgili yerlere yazabilirsiniz.
Atatürkçülük:            
Nitelikleri:          Amaçları:                           Atatürk İlkeleri
Laik                    Huzur ortamı sağlamak      Milliyetçilik
Demokrat           İlerlemecilik                       Cumhuriyetçilik
İlim ve fenci      Çağdaşçılık                          Halkçılık
                                                                       Devletçilik
                                                                       Laiklik ve İnkılapçılık
Atatürk İlkeleri’nin Amaçları:  
Ülkeyi ilerletmek.
Vatandaşları rahat ettirmek.
Temel Esasları:
Vatan ve millet sevgisi.
Ortak Özellikleri:
Kemalizm ortaya çıkmıştır.

Sayfa 95 Atatürkçülüğü Tanıtıyoruz
Atatürkçü düşence sistemini amaç ve nitelikleriyle tanıtan bir poster hazırlayınız. Posterinizde, Türk milletinin;
Bugün ve gelecekte,
Tam bağımsız,
Şerefli ve haysiyetli,
Refah içinde,
Akıl ve bilimi rehber edinerek,
Millet egemenliğine dayalı,
Millî kültürünü yükselterek,
Birlik ve beraberlik içinde yaşaması ifadelerine yer veriniz. Posterinize, Atatürkçü düşünce sistemiyle ilgili kısa bir slogan bulunuz. Atatürkçü düşünce sistemini anlatan bir çizim yapınız. Yukarı belirtilen özellikleri posterinizin veya çiziminizin uygun yerlerinde kullanınız.
Sayfa 96 Atatürk’ü Etkileyen Düşünürler
   Atatürk’ün düşünce dünyasının gelişmesinde etkili olmuş Türk ve yabancı düşünürler kimlerdir? Bu aydınların adlarını ve Atatürk’ü etkileyen fikirlerini yazınız.
Türk Düşünürler                                 Fikirleri
Namık Kemal                            Vatan sevgisi
Ziya Gökalp
Tevfik Fikret

Yabancı Düşünürler                          Fikirleri
Voltaire, Rousseau                        Özgürlük ve demokrasi

Aşağıda bırakılan boşluğa Atatürk’ün düşünce dünyasında etkili olan bir Türk ve bir yabancı düşünürün biyografilerini kısaca yazınız. Bulabilirseniz bu düşünürlerin fotoğraflarını sol üstteki kutucuklara yapıştırabilirsiniz.

Namık Kemal, 21 ARALIK 1840’ta Tekirdağ’da doğdu. Müneccimbaşı Mustafa Asım ile Fatma Zehra Hanım’ın oğludur. Sekiz yaşındayken annesinin ölümü üzerine dedesi Abdüllatif Paşa’nın yanına alındı. Bir yıl İstanbul’da Beyazıt ve Valide rüştiyelerinde okudu (1849). Rumeli ve Anadolu’nun çeşitli merkezlerinde görevler alan dedesiyle birlikte dolaşır. Kars’ta bulundukları yıllar (1851-1854) müderris ve şair Seyyit Mehmet Hamit Efendi tarafından yetiştirildi. Bir yıl sonra İstanbul’a döndü. Burada Arapça ve Farsça öğrenimi gördü. Bir süre sonra kaymakamlık görevi verilen dedesiyle birlikte Sofya’ya gitti (15 Mayıs 1855). Sofya’da geçirdiği iki yıl Namık Kemal’e yeni öğrenim olanakları kazandırmış, Fransızca’ya ve ilk şiir denemelerine bu şehirde başlamıştır.
François Marie Arouet (21 Kasım 1694 - 30 Mayıs 1778), Fransız yazar ve filozof. Daha çok mahlası Voltaire olarak tanınmıştır. Fransız devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur.
Din ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazınları ile ünlenmiştir. Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız müesseselerini yoğun olarak hicvetmiştir. Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınır.

Sayfa 97 Millî Güç Unsurları
Aşağıdaki tabloyu sorular doğrultusunda doldurunuz.
•    Atatürk millî güç unsurlarını geliştirmek için neler yapmıştır?
•    Millî güç unsurlarını geliştirmek için devletimiz ve biz neler yapabiliriz?

Millî Güç Unsurları    Atatürk Döneminde Yapılanlar    Devletimiz ve Bizim
Yapabileceklerimiz
Siyasi Güç    Yönetim biçimini değiştirmiştir.    Daha demokratik kanunları yürürlüğe koyabiliriz.
Askerî Güç    Askeriyeyi siyasetten ayırmıştır.    Askeri cesareti siyasetin içine dahil edebiliriz.
Ekonomik Güç    Ekonomiyi kalkındırmak için herşey yapılmıştır.    Ekonomiyi yabancıların elinden kurtarabiliriz.
Sosyokültürel Güç    Kültüre önem verilmiştir.    Kültürümüz artık unutuldu. Yabancı özentiliği var oldu. Bu durumu değiştirebiliriz.

Sayfa 98 Cumhuriyet
Atatürk’e ait aşağıdaki sözleri okuyarak soruları cevaplandırınız.
   “Çağdaş bir cumhuriyet kurmak demek, milletin insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir.”
   (Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 185.)
Atatürk cumhuriyet ile medeni hayat arasından nasıl bir ilişki kurmaktadır?
Cumhuriyet olduğu zaman insanlara önem verilmesi gerektiğini söylemektedir.
   “Demokrasi ilkesinin en çağdaş ve mantıki uygulanmasını temin eden hükûmet şekli, cumhuriyettir.”
    (Afet İnan, Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk’ün El Yazıları, s. 410.)
Atatürk cumhuriyet ile demokrasi arasında nasıl bir ilişki kurmaktadır?
İkisinin birbirini tamamladığını öngörmektedir.
   “Az zamanda çok büyük işler yaptık. Bu işlerin büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bundaki başarıyı Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak kararlı bir şekilde yürümesine borçluyuz.”
   (Atatürk’ün Söylev ve Demeçeleri, s. 812.)
Atatürk’e göre cumhuriyetin başarı kazanmasının sebebi nedir?
Türk milleti ve onun değerli milletinin sayesinde.
   “Cumhuriyet, Türk milletinin refah ve yükselmesi yolunda asırların görmediği başarılara erişti. Milletin eğilimlerini ve ihtiyaçlarını bularak ve öğrenerek onun refah ve gelişim gereklerini gerçekleştirmekte cumhuriyetin az zamanda elde ettiği neticeler cumhuriyet idaresinin milletimize hazırladığı geleceğin daha ne kadar parlak olduğunu tahmin ettirmeye kâfidir. Asla şüphe yoktur ki cumhuriyetin gelcek evlatları, bizden daha çok refaha kavuşmuş ve bahtiyar olacaklardır.
Cumhuriyetin kısa sürede elde ettiği başarılar nelerdir?
Eğitimle parlak bir gelecek sağladı.
   “Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır. Ve Türk milleti güven ve mutluluğun kefili olan ilkelere, uygarlık yolunda, tereddütsüz yürümeye devam edecektir.”
Atatürk’ün burdaki güveninin sebebi ve kaynağı nedir?
Milletinin ilkelere bağlı kalacağı için.
   “Yolunda çalıştığımız büyük kutsal ideali halkın kalbinde bir fikir hâline getirmelisiniz. Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak, madde madde açıklamak lazımdır. Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Onlara cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayınız.”
   (Düşünce ve Davranışlarıyla Atatürk, s. 29.)
Atatürk’e göre cumhuriyeti benimsetmek için neler gereklidir?
Fikirlerini his haline getirmek, demokrasiyi madde madde halka anlatmak gerekmektedir.

Sayfa 99 Cumhuriyetle Kazandıklarımız
   Cumhuriyet yönetimi ile Türk halkı daha önce sahip olmadığı birçok hakkı elde ederek büyük bir gelişme içerisine girdi. Cumhuriyet öncesi dönem ile Cumhuriyet Dönemi arasındaki farklılıkları değerlendirerek tablodaki uygun bölümleri doldurunuz.
    Cumhuriyet Öncesi    Cumhuriyet Dönemi
Siyaset    Ülkeyi bir tek kişi yönetiyordu.    Artık ülkeyi milletin seçtiği temsilciler yönetiyor.
Ekonomi    Ekonomi yabancı devletletin sömürgesi altındaydı.    Artık ekonomi halkın eline verildi.
Hukuk    Hukuk diye birşey yoktu. Padişah ne diyorsa o oluyordu.    Medeni kanunlarla insanlar eşit oldu.
Eğitim    Sadece erkekler okuka gidiyordu.    Herkes artık okula gidiyor.
Günlük Hayat    Soyadı yoktu lakap vardı.    Soyadıyla kanunuyla herkesin soyadı oldu.

Sayfa 100 Görevimiz
1. Aşağıdaki metni okuyunuz ve metnin altındaki soruyu cevaplayınız.
   “Çağdaş demokraside kişisel hürriyetler, özel bir değer ve önem kazanmıştır; artık kişisel hürriyetlere devletin ve hiçbir kimsenin müdahalesi söz konusu değildir... Söz konusu olan hürriyet, sosyal ve medeni insan hürriyetidir. Bu sebeple, kişisel hürriyeti düşünürken her kişinin ve nihayet bütün milletlerin ortak çıkarını ve devlet varlığını göz önünde bulundurmak lâzımdır.
   Türkler, demokrat, hûr ve sorumluluklarını bilen vatandaşlardır; Türk Cumhuriyeti’nin kurucuları ve sahipleri bizzat kendileridir.
   Türk, kişisel hürriyetinden ve çıkarlarından, Anayasa’da tespit edildiği kadarını cumhuriyete bırakmıştır. Cumhuriyet, kişinin ona bıraktığı bir kısım hürriyeti, kişinin ve Türk milletinin, içte hürriyetini ve dışa karşı da bağımsızlığını sağlamak için kullanılır.
(Mustafa Kemal Atatürk, Atatürkçülük Birinci Kitap, s. 177, 179, 181.)
Cumhuriyet, Türk milletine kazandırdığı temel hak ve sorumluluklar nelerdir?
Kısacası her türlü hak Türk milletine verilmiştir.
   “Gençliğin çalışkan, hassas ve milliyetçi yetişmesi esas dileklerimizdendir. Gençlik her türlü faaliyetlerinde Cumhuriyet kanunlarına ve Cumhuriyet kuvvetlerinin usul ve kurallarına uymaya da dikkatli olmalıdır.” (1933)
   “Gençler, benim gelecekti emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Birgün memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum.”  (1933)
2. Mustafa Kemal’in farklı yıllarda söylediği yukarıdaki sözler ne anlam ifade ediyor?
Birisinde milliyetçi bir şekilde büyümelerini diğerinde de onların büyüdüğünü gördüğü ve onların böyle büyüdüğünü anladığı ifade ediyor.
3. Aşağıda T.C Anayasası’nda yer alan vatandaşlık temel hak ve ödevlerinin ilgili olduğu başlıklar verilmiştir. Günlük hayatınızda bu hak ve ödevleri nasıl kullanıyorsunuz?
•    Kişinin dokulmazlığı: Rahatça yaşayabiliyorum.
•    Kişi hürriyeti ve güvenliği: Güvenliğim devlet koruması altında.
•    Özel hayatın gizliliği ve korunması: Kimse özel hayatıma karışmıyor.
•    Yerleşme ve seyahat özgürlüğü: İstediğim yerden istediğim yere göçedebiliyorum.
•    Din ve vicdan hürriyeti:  Hangi dinden olduğumu rahatça söylüyorum.
•    Bilim ve sanat hürriyeti: İstediğim dalda istediğim çalışmayı yapabiliyorum.
•    Eğitim ve öğrenim hakkı: Okula rahatça gidebiliyorum.
•    Çalışma ve sözleşme hürriyeti: İstediğim işte çalışabiliyorum.
•    Dilekçe hakkı: Beğenmediğim bir durumda dilekçe yazabiliyorum.
4. Anayasa’da belirtilen hak ve özgürlükler kanunlar çerçevesinde hangi durumda sınıflandırılabilir? Açıklayınız.
Başkaların durumuna karıştığım zaman.
5. Temel hak ve özgürlüklerin sınıflandırılmaması birey ve toplum açısından ne gibi olumsuzluklara neden olur?
İnsanlar gerçek anlameda eşit olmaz.

Sayfa 101 Hak ve Ödevlerimiz
   Anayasa’mızda hak ve ödevlerimiz Kişi Hak ve Ödevleri, Sosyal ve Ekonomik, Siyasi Haklar ve Ödevler şeklinde bölümlere ayrılmıştır. Anayasa’mızdan faydalanarak diyagramdaki uygun yerlere bu hak ve ödevlerin hangi konuları kapsadığını Anayasa’mızdan faydalanarak yazınız.
Kişi Hak ve Özgürlükleri
Düşünme, dokunulmazlık, özel hakların gizliliği, yerleşme hakkı.
Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler
Çalışma, eğitim, sağlık ve vergi verme.
Siyasi Haklar ve Ödevler
Seçme seçilme, oy kullanma.
Sayfa Anayasa’mız
Anayasa’mızda yer alan vatandaşlık hak ve sorumluluklarımızla ilgili aşağıdkai maddeleri yaşamınızdan örnekler vererek açıklayınız.
Madde 17. Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Herkes özgürdür, eşittir, yaşama hakkına sahiptir. Özel hayatının gizliliği vardır.
Madde 20. Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulumaz.
Kimseye hesap verme zorunda değildir.
Madde 22. Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Bir karar çıkmadıkça kimse kimsenin haberleşmesine dokunamaz.
Madde 23. Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Herkes istediği yere yerleşebilir. Kimseye hesap vermesine gerek yoktur.
Madde 24. Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Herkes dinini açıklamada özgürdür.
Madde 27. Herkes, bilim ve sanatı serbeştçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bualanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Herkes düşüncesini açıklama hakkına sahiptir.
Madde 33. Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Kimse derneğe üye olmada yada çıkmada zorlanamaz. Herkes dernek kurabilir ama kanunlara uyduğu şartıyla.
Madde 36. Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak idda ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Herkes davacı olabilir. Herkes dava açabilir.
Madde 42. Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Herkes öğrenim hakkına sahiptir. Zorunludur.
Madde 48. Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Herkes iş kurma hakkına sahiptir. Kimse karışamaz.
Madde 49. Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.
Herkesin çalışma hakkı vardır. Ve zorunludur.

Sayfa 103 Nasıl Bir Milliyetçilik?
Aşağıdaki metni okuyarak soruları cevaplayınız.
Sayfa 104
1. Metinle ilgili duygularınızı nasıl ifade edersiniz?
Türk milletinin yüceliğinin şanı ve şerefi.
2. Siz, metinde geçen durumla karşılaşsaydınız ne yapardınız? Neden?
Bende aynen böyle sert bir cevap verip başını önüne eğdirirdim.
3. Mustafa Kemal’in olaya gösterdiği tepki onun hangi kişilik özelliğinin bir yansımasıdır?
Türk milletine sevgisi ve bağlılığı.
4. Mustafa Kemal’e göre anekdotta anlatılanlara benzer olayların yaşanmasının sebebi nedir?
Türk’ün kendi bilmemesinden.
5. Anekdotta anlatılanlara benzer olayların yaşanmaması için Mustafa Kemal neler yapmıştır?
Türk’lüğün bütün asaleti ve tarihini tanımak ve tanıtmak için uğraşmıştır.
6. Mustafa Kemal, Türk milletine verdiği değeri başka hangi sözlerle ifade etmiştir? Örnekler veriniz.
•  Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir... Türk milleti millî birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir. Türk milletinin tarihî bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni âlem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır...
  Türklükün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.
  Türk'ün haysiyeti, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür.
  Türk milleti güzel her şeyi, her medeni şeyi, her yüksek şeyi sever, takdir eder. Fakat muhakkaktır ki, her şeyin üstünde takdir ettiği bir şey varsa o da kahramanlıktır.
  Bizim milletimiz, vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakâr bir halktır.
  Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir.
  Bizim başka milletlerden hiçbir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz.
  Büyük şeyleri büyük milletler yapar.
  Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir. Milletimizde bu kabiliyet ve tekamül var olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yeterli olamazdı.
  Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı, ben hiçbir şey yapamazdım.
  Giriştiğimiz büyük işlerde, milletimizin yüksek kabiliyet ve yüksek sağduyusu başlıca rehberimiz ve başarı kaynağımız olmuştur.
  Türk kuvvet ve zekâsının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur.
Sayfa 105 Millî Birlik Ve Beraberliğimiz
1. Yukarıdaki resmi inceleyerek Millî Mücadele Döneminde Türk milletinin hangi şartlar altında mücadele ettiği konusundaki düşüncelerinizi yazınız.
O dönemde tek düşmanla değil yoksullukla açlıkla soğukla mücadele etmiştir.
2. Mustafa Kemal Atatürk, Millî Mücadele Döneminde millî birlik ve beraberliği sağlamak için neler yapmıştır? Yapılan bu çalışmalar, Atatürk ilkelerinden hangileri ile doğrudan ilişkilidir?
Cemiyetlerle örgütlenme yapılmıştır. Direniş başkaldırış gösterilmiştir. Bu çalışmalar milliyetçilik halkçılık ile doğrudan ilişkilidir.
3. Bir ülkede millî birlik ve beraberliğin sağlanamamış olması hangi sorunlara yol açabilir? Sebepleriyle yazınız.
O ülkede dayanışma yoktur. Bu yüzdende demokrasi olmaz.
Sayfa 106
4. Aşağıdaki çizelgenin üst bölümünde “milliyetçilik” ilkesini ve beraberlik kavramını açıklayınız. Alt bölüme ise yazdığınız metinden yola çıakrak birer slogan yazınız.
Milliyetçilik İlkesi                                                 
Atatürk İlkeleri arasında son derece önemli bir ilke olan milliyetçilik, akılcılık, gerçekçilik, barışçılık ve cumhuriyetçilik ilkeleriyle bütünleşen ve bu ilkelerle çelişen yorumlara kapalı bir ilkedir.
Milliyetçilik ilkesi, ulusal savaşımın çıkış noktasını oluşturmuş ve tüm tutsak ulusların kurtuluş hareketlerine ışık tutmuştur.
Atatürk’ün türlü demeç ve söylevlerinde açıklık kazanmış olan bu ilke, Fransız devriminden sonra dünyaya yayılan özgürlük düşüncesinin tarihsel gelişimi içinde her ulusun kendi kaderini çizme inancının doğal bir sonucu olmuştur.
Slogan; Vatan için birleştik milliyetçilik

Millî Birlik ve Beraberlik
Milli birlik ve beraberlik Mustafa Kamal Atatürk’ün Millî Mücadelede en çok önem verdiği konu olmuştur. Bu sayede örgütlenme yapılmış ve direniş ortaya konulmuştur.
Sogan; Birlik ve beraberlik için el ele.
 
   “Bir yurdun en değerli varlığı, yurrtaşlar arasında ulusal birlik, iyi geçinme ve çalışkanlık duygu ve yeteneklerinin olgunluğudur. Ulus varlığını ve yurt erginliğini korumak için bütün yurttaşların canını ve her şeyini derhâl ortaya koymaya karar vermiş olmak, bir ulusun en yenilmez silahı ve korunma aracıdır. Bu sebeple, Türk ulusunun yönetiminde ve korunmasında ulusal birlik, ulusal duygu, ulusal kültür en yüksekte göz diktiğimiz ülküdür.”
(Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, IV s. 573.)
5. Atatürk’ün  yukarıdaki sözünden yola çıkarak günümüzde millî birlik ve beraberliğin önemini açıklayınız.
Milli birlik ve beraberlik demek o ülkede dayanışma var demektir. Zaten olmasa o ülkede tam bir huzur, refah sağlanamadığı gibide demokrasi tam anlamıyla uygulanamaz.
Sayfa 107 Atatürk İlkeleri Işığında
   Aşağıdaki soruların cevaplarını çizelgeden bulunuz.Soruların altında yer alan boşluklara, çizelgede doğru gördüğünüz cevabın önündeki harf, sayı veya romen rakamını yazınız.
Atatürk İlkeleri    İlkelerin Özellikleri    Atatürk’ün Sözleri
a. Cumhuriyetçilik    1. Millî Egemenlik    7. Seçme ve Seçilme Hürriyeti    I. Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan bu yönetim şekli, milletin insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir.
b. Halkçılık    2. Kanun Önünde Eşitlik    8. Din ve İnanç Özgürlüğü    II. “Bu memleket tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.
c. Laiklik    3. Adalet    9. Toplumsal Dayanışma    III: “Yaptığımız vve yapmakta olduğumuz devrimlerin amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün anlam ve biçimiyle uygar bir toplum hâline eriştirmektir. Devrimlerimizin temel amacı budur.”
d. Milliyetçilik    4. Millî Birlik ve   Beraberlik    10. Özel Teşebbüsü Destekleme    IV. “Biz, bu milleti bugünkü şeklinden daha yüksek derece çıkarmakla yükümlü adamlarız. Bu yükseliş, yalnız meydan savaşlarında kazandığımız şereflerle olamaz; bu, buna yeterli değil. Asıl yükseliş, ekonomi alanında yükseliş olacak!”
e. İnkilapçılık    5. Çağdaşlaşma    11. Karşılıklı Hak ve Görevler    V. “Din ve mezhep, herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi ne bir din ne de bir mezhep kabulüne zorlayabilir. Din ve mezhep hiçibr zaman siyaset aracı olarak kullanılamaz.”
f. Devletçilik    6. Demokratik Haklar    12. Akılcılık ve Bilimsellik    VI. “Millete efendilik yoktur, hizmet etme vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.”



1. Halkın doğrudan yönetime katılmasını öngören ilke, özellik ve sözleri çizelgeden bulunuz.
a-7-I
2. Bütün vatandaşların bir arada ve huzur içinde yaşamalarını öngören ilke, özellik ve sözleri çizelgeden bulunuz.
d-4-II
3. Bireylerin demokratik haklarını özgürce kullanabilmelerini öngören ilke, özellik ve sözleri çizelgeden bulunuz.
b-2-3-6-VI
4. Toplumda eşitlik ve adaleti öngören ilke, özellik ve sözleri çizelgeden bulunuz.
b-2-3-III
5. Milliyetçilik ve halkçılık ilkelerini yansıtan özellik ve sözleri çizelgeden bulunuz.
d-b-1-9-I
6. Akılcılık ve bilimselik ile doğrudan ilşki olduğunu düşündüğünüz ilke, özellik ve sözleri çizelgeden bulunuz.
e-5-11-12-8-V

Sayfa 108 Devletimiz İş Başında
    Devletçilik ilkesi, devlete siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel alanda birtakım görevler yüklemiştir. Devletimizin bu görevleriine yönelik günümüzden bir gazete haberi bularak aşağıdaki boşluğa yapıştırınız.
Başbakan Tayyip Erdoğan, ÖTV zammını konuşurken milletvekillerinin maaşlarının gündeme getirilmesini ‘terbiyesizlik’ olarak nitelendirirken, “İşi sıkı tutmazsan Yunanistan’a döneriz. Biz eşeği sağlam kazığa bağlamak zorundayız” dedi. Erdoğan, zam eleştirilerine ise “Sigara içmezsin, alkolü daha az tüketirsin olur biter. Kalkıp da Porsche kullanacağına Fiat’a bin” yanıtını verdi.
Kaynak: Hürriyet
Seçtiğiniz haberle ilgili olarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Haberiniz devletin hangi alandaki göreviyle ilgilidir?
Ekonomi
2. Devlet bu göreviyle ilgili olarak sizce başka neler yapabilir? Özel sektör bu alanda ne gibi girişimlerde bulunabilir?
Müsrif devlet yerine tutumlu devlet politikasına geçebilir.
3. Devletin söz konusu görevinin yanında vatandaş olarak size düşen görev ve sorumluluklar nelerdir?
Bizde devlet ekonomisine destek olmalıyız.
4. Üzerinize düşen görev ve sorumluluklarla ilgili olarak neler yapıyorsunuz?
Türk mallarını almaya dikkat ediyorum.


Sayfa 109 Laikliğin Gelişimi
   1. Aşağıdaki etkinlikte iki grup vardır. Birincisinde laiklikle ortaya çıkan kavramlar, ikincisinde Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra Atatürk tarafından gerçekleştiren inkılaplar verilmiştir. Söz konusu kavramları ilgili oldukları inkılaplarla eşleştiriniz.
Eşitlik ; Saltanatık kaldırılması, Medeni Kanun’un kabul edilmesi, kadınlara seçimlere katılma hakkının verilmesi.
Din ve vicdan hürriyeti ; Halifeliğin kaldırılması
Çağdaşlık ; Cumhuriyetin ilan edilmesi, kılık kıyafette yenilik, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun çıkarılması.
Akılcılık ; Tekke ve zaviyelerin kapatılması.
Bilimsellik ; Tekke ve zaviyelerin kapatılması.
   2. Laiklik ilkesine ait esasların günümüz toplumunda uygulandığı alanlara birer örnek veriniz.
Eşitlik: Kadınların oy kullanması evlenmesi boşanması gibi örnekler.
Din ve vicdan özgürlüğü: Herkes dinini açıklamakta özgürdür.
Çağdaşlık: Şapka kılık kıyafet inkılapı.
Her alanda aklın ve bilimin üstünlüğü: Bilim adamlarının çalışmalarına önem veriliyor.

Sayfa 110 Metni Tamamlayalım
Yunanistan’da Dil Davası
Bir akşam konuklar için, Başbakanlıkça bir şölen düzenlenmişti. Yemek sırasında Atina Üniversitesinin bir yüzyıl boyunca gördüğü hizmetler övüldü.
Birçok söylevler söylendi. Bu arada Yunanlı bir profesör, Başbakan Metaksas’tan bir dilekte bulunarak şöyle dedi:
  “Çözülemez sanılan nice sorunları kolaylıkla çözüverdiniz. Şu dil işimizi de yakında mutlu bir sonuca bağlamanızı istemek hakkımızdır.”
   Yemekten sonra grup grup tanışmalar, konuşmalar olurken profesörden dil davalarını bana açıklamasını rica ettim. Davalarını “yazı dilini halkın anlayacağı bir dil halîne koymak davası” diye açıklamış ve “Ne yazık ki eskiye çok bağlı kalmş birtakım filologların direnmesi yüzünden bu haklı davamızı yürütemiyoruz.” Diye yakınmıştı.
   Ben kendisine Türkiye’de de aynı davanın bu gibi engellerle birlikte yine de pekâlâ yürüdüğünü söyleyince profesörün yanıtı şu oldu:
C. Yürür, çünkü sizde Atatürk var.
   “İnkılap, mevcut kurumları zorla değiştirmektir. Türk milletini son asırlarda geri bırakmış kurumları yıkarak yerlerine, milletin en yüksek medeni icaplara göre ilerlemesini sağlayacak yeni kurumlar koymuş olmaktır.”
www.atam.gov.tr
    Atatürk, inkılapların yapılmasını niçin çok önemsemiştir? İnkılaplar yapılmasaydı ne olurdu? Soruyu Atatürk’ün yukarıdaki sözünü değerlendirerek cevaplayınız.
   Atatürk inkılap yapmayı Türk milletini ilerlemek ve çağdaşlaşmak için yapmıştır. Atatürk bu konuyu çok önemsemiştir. İnkilaplar olmasaydı hale saltanatla ve halifelikle mücadele ediyor olacaktık.

Sayfa 111 Atatürk İlkeleri Ve İnkılapları
Şemanın, A bölümüne Atatürk ilkelerini,
                B bölümüne ilkelerinin ortak özelliklerini,
                C bölümüne de ilkelerle ilişkili olduğunu düşündüğünüz inkılapları yazınız. Bir inkılap birden fazla ilkeyle ilişkili olabilir.

A Bölümü: Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik, İnkılapçılık, Laiklik ve Devletçilik.
B Bölümü: Hepside milliyetçilik üzerine yapılmıştır. Akla ve bilme uygundur.
C Bölümü: Saltanatın kaldırılması, halifeliğin kaldırılması, medreselerin kaldırılması, kılık kıyafet inkılabı, dil inkılabı vs.

Sayfa 112 Atatürkçülüğün Esasları
1. Atatürkçü düşünce sisteminin dayandığı temel esaslar aşağıdaki kavramlar arasına yerleştirilmiştir. Bu esasları tespit ederek aşağıda boş bırakılan kutucuklara yazınız.
2. Seçtiğiniz kavramları aşağıdaki başlığın altında yer alan kutucuklara yerleştiriniz.
Vatan millet sevgisi, bağımsızlık ve özgürlük, ülke bütünlüğü, milli egemenlik, milli birlik, milli tarih bilinci ve Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarma.
Bu esaslardan üçünü aşağıda açıklayınız.
Milli birlik:
Milli birlik sayesinde Millî Mücadele kazanılmıştır. Birliğin olmadığı ülkede dayanışma olmaz.
Milli tarih bilinci:
Eğer tarihini bilip o şerefli günlere geri dönersen sana cesaret gelir ve daha büyük işler yaparsın.

Sayfa 113 Atatürk İlkelerine Bağlıyız
   Sınıfınızda “Çağdaş ve Modern Bir Türkiye’nin Kuruluş ve Gelişmesinde Atatürk İlkelerinin Yeri ve Önemi” konulu bir kompozisyon yazma yarışması düzenlenmektedir. Siz de bu konuda bir kompozisyon yazınız.
Tarih: 30 Ekim 1923
Konu “Çağdaş ve Modern Bir Türkiye’nin Kuruluş ve Gelişmesinde Atatürk İlkelerinin Yeri ve Önemi”
   


Cumhuriyetin ilk günüydü. Mustafa Kemal Paşa’nın içi içine sığmıyordu.
   Mustafa Kemal Paşa artık huzurluydu. Çünkü cumhuriyet artık yeni nesilindi. Yavaş yavaş istedikleri oluyordu. Bir yandan seviniyor bir yandan da üzülüyorduk. Neden mi? İsyanlardan... Bazıları halifeliği istiyor saltanatı istiyordu. Biz TBMM çatısının altında bu düşünceleri anlamıyor bir karar veremiyorduk. Ve o anda Mustafa Kemal Paşa isyanı bastırmak için 9 tümeni yola çıkardı. Bu kararı destekleyen desteklemeyen herkes ayakta alkışlıyordu. Aradan birkaç yıl geçmişti. Herkes şaşkındı. İnkılapların ardı arkası kesilmiyordu. Mustafa Kemal Paşa sevinçliydi. Ve yavaş yavaş ülke gerçek anlamda bir demokrasi ve laik bir devlet oluyordu.
   Yeni nesil şunu unutma Vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Yazınızı, sıra arkadaşınızla değişiniz. Onun metnini kendi metninizle karşılaştırarak aşağıdaki boşlukları dolduruunz.
a. Arkadaşınızın metni ile ortak olan konuları belirtiniz.
b. Arkadaşınız metniinde sizin metninizden farklı olarak hangi konulara yer vermiştir?
Sayfa 114 En Büyük Eserim Türkiye Cumhuriyeti’dir
   Mustafa Kemal Atatürk, kurduğu devlet için “En büyük eserim Türkiye Cumhuriyeti’dir.” Demiştir. Atatürk’ün en büyük eserinin neden Türkiye Cumhuriyeti olduğunu Atatürk ilke ve inkılaplarından yola çıkarak yazınız.
Atatürk bu vatanı kurtarmak için canını ortaya koymuştur. Atatürk bu hedeflerine ulaşmayı askerlik döneminden istiyordu. Atatürk kendisinin sonsuza kadar yaşaması istediği bir eser istiyordu buda Türkiye Cumhuriyeti oldu.

Sayfa 115 Mazlum Milletler
Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Atatürk’ün “mazlum milletler” olarak nitelediği milletler hangileridir?
Sömürge devletlerin zulüm ve haksızlığa uğramış kaynakları sömürülmüş milletlerdir.
2. Atatürk, mazlum milletlerin neden bağımsız olmasını istiyor?
Bağımsız yaşayıp kimseden emir almamaları için.
3. Atatürk’ün örnek olduğu mazlum milletlerden üç tanesinin adını, bu ülkelerin bağımsız olmasıda liderlik edemlerin adlarını ve bağımsızlıkları kazandıkları yılları aşağıya yazınız.
Ülke               Ülkenin Lideri         Bağımsızlık Yılı
Pakistan         Cinnah                     1947
İran    Humeyni                 1979
Rusya             Lenin                       1917


4. Türk Millî Mücadelesi’nden ve Atatürkçülükten etkilenerek bağımsızlığına kavuşan bir ülke seçiniz. Seçtiğiniz ülkenin bağımsızlık mücadelesini kısaca anlatınız. Bu ülke liderin hayat hikayesi hakkında da kısca bilgi veriniz.
Pakistan seçtiğim ülke. Bu ülke 1947 yılında bağımsızlığa ulaştı. Lideri Cinnah’dır. İngiltere’ye karşı bağımsızlık kazandılar. Ve ilk devlet başkanı da Cinnah’dır.

Sayfa 116 Atatürk İlke Ve İnkılaplarına Sahip Çıkıyoruz
1. Atatürk ilkelerinin sizin için ne anlam ifade ettiğini birer cümle ile yazınız.
a) Cumhuriyetçilik : Demokrasi ve çağdaşlaşma
b) Milliyetçilik : Dayanışma
c) Halkçılık : Halkın eşit olması
ç) Devletçilik : Ekonomi hukuk gibi işler devlete geçmiştir
d) Laiklik : Dinle devlet işlerinin ayrılması, inanç özgürlüğü
e) İnkılapçılık : Her alanda ilerleme

2. Atatürk ilke ve inkılaplarına sahip çıkma ve devamlılığını sağlamak için üzerinize düşen görevler nelerdir? Konuyla ilgili olarak aşağıdaki boşluğa bir çalışma (kompozisyon, şiir, resim gibi) hazırlayınız.
Not: Çalışmanızda tüm ilke ve inkılaplara yer verebileceğiniz gibi istediğiniz bir ya da birkaç ilke ve inkılabı da seçebilirsiniz.

Ülkeyi kuran da
Vatanı kalkındıran da
Demokrasiyi getiren de
İşte o Mustafa Kemal Paşa

Ekonomiyi kalkındıran da
Vatan için savaşnda
Savaşmayı değil ölmeyi emreden de
İşte O Mustafa Kemal Paşa

ÜNİTE 6: Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Ve Atatürk’ün Ölümü
Sayfa 121 İki Dönemde Türkiye
   Aşağıda boş bırakılan bölümlere Türkiye’nin Lozan Antlaşması’ndan sonraki ve günümüzdeki sınırları ie komşularını belirten haritalar çiziniz. Haritaları farklı renklerdeki kalemlerle boyayınız. Daha sonra aşağıdaki soruları haritalara göre cevaplayınız.
   
1. Lozan Antlaşması’dan sonraki komşularımız ile günümüzdeki komşularımızı karşılaştırınız. Hangi farklılıkları gördüğünüzü yazınız.
SSCB yıkılmış Rusya Federasyonu kurulmuş.
2. İki harita arasında sınırlarımız arasındaki farklar nelerdir?
İlk haritada Hatay yok ikincide var.
3. Günümüzde bağımsız olan ancak Lozan Antlaşması’ndan sonra henüz bağımsızlığını kazanamamış devletler hangileridir?
Pakistan, Küba, İran, Irak gibi devletler.

Sayfa 122 Düşünceden Eyleme Geçiş
A: Aşağıda Atatürk’ün dış siyasete ilişkin sözleri bulunmaktadır. Önce bu sözlerin Türk dış siyasetin hangi esasları ile ilişkili olduğunu yaınız (Sözler birden fazla esas işe ilişkili olabilir.) Daha sonra bu esaslara uygun olarak çözümlenmiş dış politika olaylarına birer örnek yazpınız.
   “Dış siyaset, iç kuruluş ve iç siyasete dayandırılmak zorunluluğundadır; yani iç kuruluşun kaldıramayacağı genişlikte olmamalıdır. Yoksa hayali dış siyasetler peşinde dolaşanlar, dayanak noktalarını kendiliğinden kaybederler.”
(Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, II s.101)
  Gerçekcidir.
  “Türkiye’nin güvenliğini amaçlayan hiçbir milletin aleyhinde olmayan bir barış doğrultusu, bizim daima ilkemiz olacaktır.
(Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri II, s. 356.)
   Barışcıdır.
  “Türk ulusu iki köklü nitelikle uluslararası ilişkilerde kendini göstermektedir. Bunlardan biri ulusumuzun kendini savunmak için sarsılmaz bir kararla saygı duyulmaya değer bir güçte olması, diğeri, ulusumuzun dostuklarına ve antlaşmalarına, durum ne olursa olsun, değişmez bir bağlılıkla uyacağına inanılmasıdır.”
(Atatürk’ü Anlamak ve Anmak II, s. 239.)
    Millî Güce Dayalıdır.
   “Takip olunması akla uygun olan siyaset milletin doğal kabiliyet ve ihtiyacına uygun olanıdır. Bizim için ne İslam birliği ve ne de Turanizm mantiki bir siyasî prensip olamaz inancındayım.”
(Atatürk Anlamak ve Anmak II, s. 239.)
Bağımsızdır.
B. Aşağıda yer alan dış politikaya ait olaylarda Türkiye hangi devlet ya da devletlerle görüşmeler yapmıştır? Olayların sebep ve sonuçları nelerdir? Türkiye verilen bu olaylardan hangi kazançları elde etmiştir? Tabloda uygun yerlere yazınız.
Olaylar    Taraf Devletler    Sebepler    Sonuçlar    Kazançlar
Musul Sorunu    İngiltere-Türkiye    Türk nüfus çoğunluğu    Irak’a bağlandı.    25 yıl %10 petrol geliri elde edildi.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi    Türkiye, Bulgaristan, Fransa, İngiltere, Japonya, Romanya, SB, Yugoslavya ve Yunanistan    Bölge savunmasız olması.    Boğazlar Türkiye’nin oldu.    
Balkan Antantı    Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya, Romanya    Yeni bir dünya savaşı çıkma ihtimali    Balkan ülkeleri birbirlerine savaş ilan edemedi.    Ülke toprak sınırı aynı kaldı.
Sadabat Paktı    Türkiye, İran, Irak ve Afganistan    Sınır anlaşmasızlıklarının çözülmesi    Bu anlaşmayla dört ülke birbirine savaş ilan edemedi.    
Sayfa 123 Hatay
•    Atatürk sorunu Milletler Cemiyetine götürerek hangi yollarla çözümlemeyi tercih etmiştir?
     Atatürk bu sorunu tavrıyla ve cesaretiyle çözmeyi tercih etmiştir.
•    Atatürk’ün Hatay’ı şahsi meselesi olarak görmesinin nedenleri neler  olabilir?
Vatanını bu kadar çok sevdiği için onun şahsi meseleleri vatanın meseleleri olmuştur.
•    Hatay’daki Türkler, Fransızlar hakkında ne düşünüyor olabilirler?
Onlar hakkında olumsuz düşünceleri vardı.
•    Hatay halkının bölgede yaşanan olaylar konusunda düşündüğü çözüm yolları nelerdir?
Halk burdaki Fransız zorbalığını kaldırıp Türkiye Cumhuriyeti’ne katılmak istiyorlar.
•    Metinde Atatürk’ün Türk dış politikasına yönelik hangi ilkelerini görüyorsunuz? Atatürk’ün hangi özelliği Hatay’ın bağımsızlığında etkili olmuştur?
Barışçı ama tavrını da ortaya koyan bir tutum sergilemiştir.
•    Atatürk’ün, Hatay’ın anavatana katılması için yaptıkları olmasaydı Hatay halkının o dönemde ve günümüzde yaşaması muhtemel problemler neler olabilir?
Onların bu çalışmaları olmasaydı onlar Türkiye Cumhuriyeti’nden er yada geç ayrılırdı.

Sayfa 124 Dünyanın Gözünde Atatürk
Aşağıda Atatürk hakkında çeşitli sözler ve gazete haberleri verilmiştir. Bu sözleri ve haberleri okuyarak Atatürk’ün hangi kişilik özelliklerinden bahsedildiğini yazınız.
1. Asker-devlet konusundaki liderliği
2. Liderliği
3. İnkılaplardaki ileri görüşlülüğü
4. Cesareti
5. İstediğini elde etmesi
     
İngiliz gazeteleri:                                      11 Kasım 1938 tarihli bir gazete haberi
Onun idaresi altında Türkiye                    Vatanını sevip onun çağdaşlığı için
Avrupa heyetinin kıymetli                        inkılap yapması
Bir âzası haline geldi.                                               
13 Kasım 1938 tarihki bir gazete haberi   16 Kasım 1938 tarihli bir gazete haberi
Çağdaşlığı                                                  Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti
                                                                   sevgisi


Ünite 7: Atatürk’ten Sonra Türkiye: İkinci Dünya Savaşı Ve Sonrası
Sayfa 128 İkinci Dünya Savaşı Ve Türkiye
1. Aşağıda 1. sütunda verilen İkinci Dünya Savaşı’yla ilgili olay ve olguları 2. sütundaki ifadelerle eşleştiriniz.
1.sütun
A. ABD’nin Japonya’ya atom bombası atması.
B. Türkiye’ye savaş katılması konusunda baskı yapılması.
C. Versay Antlaşması’nın Almanya için getirdiği olumsuzluklar.
D. Türkiye’nin denge siyaseti izlemesi.
E. ABD, İngiltere, SSCB devlet başkanlarının dünyanın durumunu görüşmek üzere toplanmaları.
F. Türkiye’de hava saldırıları tehlikesine karşı karartma uygulaması a başlatılması.
G. Almanya ve Japonya’nın mağlup olması.
2.sütun
1. Savaşın Sebebi
2. Savaşın Süreci
3. Savaşın Sonucu

C-1
A-B-D-F-E-2
G-3

2. Yukarıda verilen İkinci Dünya Savaşı ile ilgili gelişmelerden hangileri Türkiye’yi daha çok etkilemiştir? Neden?
B-G
3. Türkiye, savaşın başında dâhil olsaydı, savaşın Türkiye’ye etkileri nasıl olurdu? Düşüncelerinizi yazınız.
Türkiye toprak kaybedebilirdi. Ekonomisi etkilenirdi.

Sayfa 130 Nasıl Bir Demokrasi?
Aşağıdaki boşluklara demokrasinin gereklerini birer cümle ile ifade ediniz. Şekil altında yer alan soruları cevaplayınız.
Demokrasi; çağdaşlık, eşitlik, seçim
1. Demokratik hayatın gerçekleşmesi ile çok partili siyasi hayat arasındaki ilişki nedir?
Çok partili sistem ile yeni fikirler ortaya çıkar ve demokrasi tam anlamıyla gerçekleşir.
2. Millî iradenin tam olarak sağlanması için seçimler nasıl olmalıdır?
Seçimler asker ve devlet kontrölünde halkın gözü önünde olmalıdır.
3. Aşağıdaki durumların demokratik hayat açısından sakıncalarını boşluklara yazınız.
Parlementonun kapatılması: Meclis olmassa ülkenin sorunları tartışılmaz yeni fikirler ortaya çıkmaz ve herkes bildiğini uygular.
Basının kontrol altında bulunması: Medya herşeyi saklar ve halk bilinçlenemez.
Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması: Ülkede demokrasi olmaz.

Sayfa 131 İnsan Hakları ve Demokrasinin Gelişimi
1. Türkiye’de İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra insan hak ve özgürlükleri alanında meydana gelen gelişmeleri araştırınız. Bu gelişmelerden seçtiğiniz üç örneği ve demokratik anlayışın gelişim sürecine etkilerini aşağıdaki boşluklara yazınız. Etkinliğinizi yaparken öncellikle ders kitabınızın konuyla ilgili bölümlerinden faydalanınız. Sonra ansiklopedi, İnternet vb. kaynakları kullanınız. Büyüklerinizden de yardım alabilirisiniz.
    İnsan Hak ve Özgürlüklerinin Gelişimiyle İlgili Örnekler    Demokrasinin Gelişim Sürecini Etkisi
A    16 Ekim 1946 yılında İnsan Hakları Cemiyeti kuruldu.    Artık cemiyetlerde insan haklarını güvence altına almaya başladı.
B    10 Aralık 1948 yılında BM İnsan Hakları evrensel bildirgesi ilan edildi.    İnsan hakları artık devlet adına korunmaya başladı.
 C    Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini imzaladı.    Artık Türkiye’de insan hakları devlet güvencesine alındı.

2. Duyarlı bir birey ve toplum olarak insan haklarının gelişimiyle ilgili neler yapabiliriz?
A. Birey olarak: Hakları çiğnenen insanları ihbar edip o hakları çiğneyenlerede ceza verilmelidir.
B. Toplum olarak: Toplum için mitinglerle konferanslarla toplumu bilinçlendirmeliyiz.

Sayfa 132 Biz De İmzaladık
   Aşağıda verilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ait maddeleri okuyunuz. Soruları bu maddeleri göz önünde bulundurarak cevaplayınız.
1. Demokrasinin bir toplumda var olabilmesi için bireylerin kendilerini özgürce ifade edebilmeleri neden önemlidir?
Düşünce ifade etmek demokrasinin bir parçasıdır. İfade edemeyen toplumlar gerçek anlamda özgürlüğe ve demokrasiye ulaşmamışlardır.
2. Demokrasinin olmadığı toplumlarda bireylerin karşılaşabileceği sorunlar neler olabilir?
Düşüncesini ifade edemezdi herşeye katlanmak zorunda kalırdı.
3. 20 Mart 1950’de Roma‘da imzalanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 3 Eylül 1952’de yürülüğe girdi. Türkiye bu sözleşmeyi 18 Mayıs 1954 tarihinde imzaladı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik yukarıdaki maddeleri göz önünde bulundurulursa Türkiye’de bu özgürlüğün demokrasinin gelişim sürecine etkiler hakkındaki düşüncelerinizi yazınız.
Bu karar demokrasiyi bir adam daha ileri götürmüştür.

Sayfa 133 Soğuk Savaş Yıllarında Türkiye
A. Aşağıdaki tabloyu inceleyiniz.
    ABD    SSCB
      Siyasi    Hükümetlerin seçimle iş başına geldiği demokrasi uygulanmaktaydı.    Devletin idaresi ve tüm birimleri tek partinin konrolündeydi.
     Ekonomik    Serbes piyasa ekonomisi benimsenmiş ve özel sektör ön plana çıkmıştı.    Ekonomi tümüyle devletin kontrolü altındaydı.

    Tabloyu dikkate alarak Soğuk savaş yıllarında Türkiye’nin ABD’nin yanında yer almasını değerlendiriniz.
Bana göre çok yanlış bir durum. Türkiye SSCB ile yakınlaşmalıydı.
B. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Türkiye’nin Kore’ye asker göndermesiyle ilgili düşünceleriniz nelerdir?
En büyük hatalardan biri sessiz olup hiç bu savaşa katılmayacaktı.
2. NATO’ya üye olması Türkiye’yi nasıl etkilemiş olabilir? Açıklayınız.
Sözde müttefikleri oldu.

Sayfa 136
1 ve 2. soruları yandaki grafiğe göre cevaplayınız.
1. Okuma-yazma oranı genel olarak nasıl bir değişim göstermektedir?
Her yıl okuma-yazma oranı artmıştır.
2. Okuma-yazma oranında en fazla değişim hangi dönemde olmuştur?
1960-2000 yılları en çok artış olmuştur.
2. Ülkemizde eğitimin çağdaş düzeye gelmesi için neler yapılmaktadır? Açıklayınız.
Silah ve bomba yerine ele kağıt ve kalem alınmalıdır.

1. Yukarıdaki tablo göz önüne alındığında Türkiye’de tarım alanındaki faaliyetlerde çalışanlar hakkında yıllara göre nasıl bir değişim gözlenmektedir?
Tarım faaliyetleri gittikçe düşmüştür.
2. Yukarıdaki tablo göz önüne alındığında Türkiye’de sanayi alanında çalışanlar hakkında yıllara göre nasıl bir değişim gözlenmektedir?
Sanayi yavaş yavaş artıştadır.
3. Yukarıdaki tabloyu göz önünde bulundurduğunuzda Türkiye’de hizmet sektöründe çalışanlar hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Hizmet sektörü gittikçe artmaktadır.

4. Yukarıdaki tabloyu kullanarak Türkiye’de tarım, sanayi ve hizmet alanlarında çalışanlar ile ilgili bir grafik çiziniz. (Grafiğinizde, her bir alan için farklı bir renk kullanınız.)

(Kırmızı tarımdır.)
Sayfa 137 Olimpiyatlar Ve Türkiye
   Aşağıda 1948, 1960 ve 2004 yıllarına ait olimpiyat oyunlarının genel durumu hakkında bilgiler ve katılımcılarla ilgili sayısal veriler verilmiştir. Bunları göz önünde bulundurarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. İkinci Dünya Savaşı’nda sonra Türkiye’nin spor alanında yaptığı yatırımların sonucunu yukarıdaki tabloları inceleyerek değerlendiriniz.
Ülkemiz artık sporda da dünyaya sesini duyurmaya başladı.
2. 1948, 1960 ve 2004 yılı olimpiyat oyunlarını göz önünde bulundurduğunuzda bayan sporcu sayısının yıllara göre dağılımında ne gibi değişiklikler göze çarpmaktadır? Bu durumun sebebi ne olabilir?
Bayan sporcu sayısı artmıştır. Artık bayanlarda sporda ne kadar başarılı olduğunu göstermişlerdir.
3. Aşağıda sözünüzü dikkate alarak Atatürk’ün spora bakış açısını değerlendiriniz.
Atatürk sanata bilime vs. gibi dallara önem verdiği gibi sporada çok önem veriyordu. Ülkenin gelişiminde sporunda katkı yapacağını düşünüyordu.

Sayfa 138 Resimlerle Öğreniyorum
1. Derste öğrendiklerinizi ve çeşitli kaynakları kullaarak İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye’de meydana gelen toplumsal, kültürel ve ekonomik gelişimleri değerlendiriniz. Değerlendirmelerinizi yaparken sayfadaki afişleri de göz önün de bulundurunuz.
a) Yukarıdaki afişlere baktığınızda, eğitim hakkının toplumu ve bireyi ilgilendiren hangi yönünden bahsedilmektedir?
Eğitimin cehaleti kaldıracağı ve kız çocuklarınında eğitim görme zorunluluğundan bahsedilmektedir.
b) Cumhuriyetle birlikte eğitim hayatında yenilik ve gelişmelerin, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye’deki toplumsal, kültürel ve ekonomik gelişimlere etkisi ne olmuştur?
Türkiye daha bilinçli bir toplum olmuştur.

2. Aşağıda 1945 ve 2007 yıllarına ait nüfus sayımı ile ilgili fotoğraf ve karikatür verilmiştri. Bunlara Türkiye’deki nüfus sayım sistemindeki değişimlerle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Artık teknoloji ilerlemiş ve bilgisayar sistemine geçilmiştir.
3. Aşağıdaki film afişini inceleyiniz. Filmin çekildiği dönemin ekonomik, toplumsal ve kültürel yapısını da göz önünde bulundurarak içeriğini tahmin ediniz.
Eski Türk filmi olduğu için konusu isminden de anlaşıldığı gibi ayrılığı anlatmaktadır. Hüzünlü ve acılı bir filmdir.

Sayfa 139 Onlar Bizim İçin Var
   Aşağıdaki fotoğrafları inceleyiniz. Fotoğrafların altına TSK’nin hangi görev alanı ile ilişkili olduğunu yazınız. Bir fotoğraf altına birden fazla görev yazabilirsiniz.
TSK’NIN GÖREVLERİ
•    Huzur ve Güvenliği Sağlama
•    Okuma Yazma Kursları
•    Savunma Sanayi
•    Melsek Kazandırma
•    Çevre Sağlığı, Ağaçlandırma Ve Erozyonla Mücadele
•    Köy Destek Uygulamaları

1. Resim; Huzurlu ve Güvenliği Sağlama
2. Resim; Çevre Sağlığı, Ağaçlandırma Ve Erozyonla Mücadele
3. Resim;
4. Resim; Çevre Sağlığı
5. Resim; Meslek Kazandırma
6. Resim; Köy Destek Uygulamaları
7. Resim; Doğal Afetlerde Halka Yardım

Sayfa 140 Türkiye Ve Tehditler
1. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
a) Ülkemizin birlik ve bütünlüğüne yönelik tehditler nelerdir?
Terör örgütleri, misyonerlik ve irticai faaliyetleri.
b) Bu tehditlere karşı duyarlı bir vatandaş olarak neler yapabiliriz?
Bunu vatandaş değil devlet yapar. 6 ay hazırlık 6 ay saldırı olmak üzere 1 yılda bunların kökünü kazır.
2. a) Metinde bahsi geçen bazı Ermeni memur ve tüccarlar neden böyle bir mektup yazmış olabilir?
Osmanlı Devleti ile hiçbir sorunlarının olmadığını ve onlara bağlı kalmak istedikleri için.
b) “1915 Olayları”yla ilgili olarak yukarıdaki belgeden hangi sonuçlara ulaşılabilir?
Her Ermeni bu olayları istemiyordu. Bazıları barıştan yana idi.
c) Yukarıdaki örnekten yola çıkarak geçmişte yaşanan bir olayın incelenmesinde belgelerin önemi hakkında neler söylenebilir?
Her konuya kuş bakışı bakılmaması gerektiğini ve detayların çok önemli olduğu söylenebilir.

Sayfa 141 SSCB’den Sonra
1. Aşağıdaki haritada SSCB’nin dağılmasından sonra ortaya çıkan ülkelerin de yer aldığı harita verilmiştir. Bu ülkelerin isimlerini atlastan yararlanarak haritaya yazınız.
2. SSCB’nin dağılmasının  dünyaya etkileri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Rusya Federasyon’u toprak kaybetmesine rağmen hala dünyanın en iyi ülkelerinden biridir.
3. SSCB’nin dağılmasının ülkemize etkilerini kısaca açıklayınız.
Toprak kaybetmesiyle Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile bir müttefiklik oluşturursak biz de dünyada söz sahibi olabiliriz.
4. Türkiye ve Rusya Federasyonu dışındaki devletler, Orta Asya cumhuriyetleriyle neden ilgilenmektedirler? Düşüncelerinizi yazınız.
Yer altı kaynakları zengin olduğu için onları sömürge yapmak için ilgileniyorlar.

Sayfa 142 Körfez Savaşları
Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Birici Körfez Savaşı’ndan hangi ülkeler etkilenmiştir? Nedenleriyle yazınız.
Türkiye, Kuveyt. Türkiye ekonomi açısından Kuveyt’de her türlü nedenden etkilenmiştir.
2. Körfez Savaşları’nın Türkiye’ye;
a) askerî etkileri nelerdir?
Türkiye BM’nin yanında bulunmuştur fakat asker göndermemiştir.
b) ekonomik etkileri nelerdir?
Irak’la her türlü ekonomik ilişkisini kestiği için milyar dolarlık bir kayba uğramıştır.
c) toplumsal etkileri nelerdir?
Irak’a mal götüren işçiler vs. gibi insanlar işlerini yapamamışlardır.
d) siyasi etkileri nelerdir?
Irak’la bütün siyasi bağlar kopmuştur?

Sayfa 143 Enerji Kaynakları
   Türkiye’nin yakın çevresinde bulunan ve aşağıda adları verilen ülkeleri haritaya yerleştiriniz. Bu ülkelerin enerji kaynaklarını araştırarak harita üzerine kaynakların isimlerini yazınız.
   Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Moldova, Ukranya, Rusya Federasyonu, , Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Suriye, Ürdün, Irak, İran, Suudi Arabistan, Kuveyt.

Kaynaklarımız
1.Ülkemiz yer altı ve yer üstü kaynakları açısından zengin bir ülkedir. Aşağıda ülkemizde rezervşeri açısından önem taşıyan bazı kaynaklarımız verilmiştir. Boş bırakılan yerlere, bunların kullanım alanları ve sizce başka hangi alanlarda kullanılabileceğini yazınız.
   Bu zenginliklerin kullanılabilecekleri alanlarla ilgili bölümü doldururken hayal
gücünüzü kullanınız.
        
Yer altı zenginlikleri    Sıkça Kullanılan Alanlar    Kullanılabileceğini Tahmin Ettiğiniz Başka Alanlar
BOR    Sabun, deterjan, lehim, fotoğrafçılık, tekstil boyaları, cam elyafı ve kâğıt sanayinde kullanılmaktadır.    Silahlanma alanında bor bombası diye bir bomba üretilebilir.
BORAKS    Bor ile aynıdır.    Bor ile aynıdır.
TORYUM    Yakıt olarak kullanılması.    Silah yapımında kullanılabilir.
KROM    Deri tabaklamada.    Yiyeceklerde.
PETROL    Akaryakıt, kimya sanayi.    Petrol bombası üretilebilir.

2. Dünyadadki su kaynakları giderek azalmaktadır. Türkiye’de su kaynaklarını verimli kullanma ve artırma konusunda neler yapılabilir?
Bulaşıkta, banyoda, tuvalette vs. gibi yerlerde suyu fazla harcamamaya özen göstermeliyiz.

Sayfa 144 Avrupa Birliği Güncesi
1. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olma girişimleri ve bu süreç hakkında neler düşünüyorsunuz?
Kesinlikle destek vermiyorum. Bana göre ilişkiler dondurulmalı gümrük birliğinden çıkmalıdır.
2. Ekonomik bir birlik olarka kurulan AB’nin genişleyerek siyasi bir birlik hâline dönüşmesinin sebepleri neler olabilir?
Avrupa ülkelerinin müttefik olmasından dolayı bir siyasi birliğe dönüşmüştür.

Kaynak : aygunhoca.com

Sitetistik